Free Web space and hosting from 2itb.com
Search the Web

hakantok

hakantok is basvurusu izdivac programlari hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok israil Boykot hakantok hakantok hakantok hakantok hakantok Ek Gelir hakantok Twitter Takipci hakantok hakantok iletisim Bilgilerim hakantok hakantok Yerli Arabamiz hakantok hakantok hakantok hakantok Gida Teroru hakantok Troleybus hakantok hakantok hakantok Evlenmek istiyorum hakantok hakantok Turk Starlar hakantok Kaybolan Meslekler hakantok Antik Kentler Turizm Tanitimi Sehitlerimiz  Kpss Test Kpss Test2 Gezici Rehberi VOLKSWAGEN 1303 Anadol STC Derin Haber Web Sayfasi Yapilir Yolsuzluk Nostalji Anilar MARKALAR  Kangal  Otel ik Edebsizlik  Teror Siyaset Aile  Askerlik-Sehitlik Hz Muhammed Gundem  Otobus Firmalari Ankara tr.gg sitelerim



Yaylalar Artvin topraklarinin yaklasik % 51'ini kaplar. Artvin'in baslica yaylalari; Yusufeli, Zeytinlik ve Ortakoy Derelerinin olusturdugu cizginin guneydogusundaki bolgede bulunan Meseli, Kurudere, Duzenli, Kirecli, Yigili, Kapik, Irmaklar, Bilbilan, Camlica, Hanlikoy,Balli ve Yoncali yaylalari,
Muratli - Borcka, Artvin - Ortakoy Deresi ile Gurcistan arasinda kalan bolgedeki, Taskopru, Meydancik,  Misirli,  Oba,  yaylalari,
Merkez Ilce - Zeytinlik - Yusufeli Ilcesi cizgisinin kuzey ve kuzeybatisinda kalan bolgedeki Kesoglu, Camlik, Magara, Inekli, Kocakarili, Dikme ve Taskinlik  yaylalari sayilabilir.

Kafkasor Turizm Merkezi (Kafkasor Yaylasi)
Ulasim 
Artvin'in guney-batisindaki yaylaya 10 km. asfalt yolla ulasilmaktadir.
Ozellikler
1. 250 m. yukseklikteki yayla gorulmeye deger guzelliktedir. Alt yapi hizmeti goturulmus olan yaylada belediye tarafindan yaptirilan 10 adet 80 yatak kapasiteli bungalovlar bulunmaktadir. Her yil Haziran ayinin son haftasinda duzenlenen ve 3 gun suren boga guresleri etkinlikleri, yore halki tarafindan yogun ilgi gormekte, festival havasinda gecmektedir. Yaylada Ciskaro, Yalnizhasan ve Acisu diye adlandirilan sifali sular bulunmaktadir.
Konaklama-Yeme-Icme
Konaklama icin, onceden rezervasyon yaptirmak kaydiyla yayladaki bungalovlardan faydalanilabilir. Temel ihtiyac malzemeleri getirilmelidir. Boga guresleri etkinliklerinde gunubirlik satis yerleri kurulmaktadir.
Yusufeli-Karcal Turizm Merkezi-Yaylalar Koyu
Ulasim
Yaylalar koyu,Yusufeli ilcesinin 53 km. batisindadir. Yusufeli - Sarigol beldesi arasi 20 kilometrelik stabilize yolda ticari araclarla yolcu tasimaciligi yapilmaktadir. Sarigol - Yaylalar koyu arasi 33 km. olup, toprak yoldan ozel ya da kiralanabilir araclarla Yaylalar koyune gidilebilir. Yaylalar koyu - Dilberduzu kamp yeri arasi 10 km. patika yoldan yuruyerek gidilebilir.
Ozellikleri
3. 200 m. yukseklikteki Yaylalar koyu cesme, elektrik, saglik ocagi gibi altyapiya sahiptir. Koyde bakkal, kir kahvesi, lokanta, firin ve kasap bulunmaktadir.
Yaylalar koyu, Kackar dagina tirmanmak Isteyenlerin ara konaklama merkezi konumundadir. Tirmanistan once koyden yeme icme malzemeleri satin alinabilir, yuk tasima icin katir kiralanabilir. 3. 328 m. yukseklikteki Dilberduzu, Kackar daglari zirvesine en yakin kamp yeridir. Bol soguk suyu bulunan Dilberduzu'nde altyapi bulunmamaktadir. Dilberduzu'nden itibaren 3. 932 m. rakimli Kackar daglarina rehbersiz cikmak tehlikelidir. Bolgede vasak, ayi, yaban kecisi, kurt, cakal, tilki gibi yaban hayvanlari izlenip, goruntulenebilir.
Yaylalar Koyu yolu uzerinde Altiparmak koyunde, Altiparmak (Barhal) kilisesi ziyaret edilebilir. Koyde dokunan ipek halilardan satin alinabilir.
Konaklama-Yeme-Icme
Konaklama icin pek cok pansiyonun bulundugu Sarigol Beldesi'nde kalinabilir. Sarigol'de PTT, WC elektrik gibi altyapi mevcut olup, bakkal, kir kahvesi, firin, lokanta, kasap hizmet vermektedir.

Borcka-Karagol Yaylasi
Ulasim
Ilk 7 kilometresi asfalt olan Borcka-Camili yolunun 27 kilometresinden doguya ayrilan toprak yoldan 20 km. giderek Karagol'e ulasilir.
Ozellikler
Gol cevresi ormanlarda, vasak, boz ayi, cengel boynuzlu dag kecisi, dag tavugu, yirtici kuslar izlenebilir, golde alabalik avlamak mumkundur. Henuz butun altyapi sorunlari giderilmemistir. Gol cevresinde WC, piknik masalari, cesme, Orman Isletmesi'nin misafirhanesi bulunmaktadir.
Konaklama-Yeme-Icme
Konaklama icin kamp malzemeleri ve temel ihtiyac malzemeleri getirilmelidir.

Savsat- Karagol
Ulasim
Savsat ilcesinin kuzey dogusunda 8-10 hektar buyuklukteki Karagol'e 30 km. toprak yolla, ozel veya kiralanacak araclarla ulasilabilir.
Ozellikler
Karagol'de elektrik, cesme, WC, Orman Bolge Mudurlugu'nun dinlenme binasi ve telsizi hizmet vermektedir. Savsat ve civarinda Borcka Karagol'de de oldugu gibi yaban hayvanlari yasamaktadir.
Konaklama-Yeme-Icme
Konaklama icin kamp malzemeleri ve temel ihtiyac malzemeleri getirilmelidir.

Ardanuc-Bilbilan Yaylasi
Ulasim
Ardanuc ilcesinden doguya 51 km. ham toprak yolla ulasmak mumkundur.
Ozellikler
Yol ve su haric altyapi hizmetleri bulunmayan yaylada her hafta cumartesi gunleri pazar kurulmaktadir. Kurulan bu pazarda hayvanlarini satanlar, gida ve ihtiyac maddeleri satin almakta ve canli hayvan borsasi ve panayiri andiran gorunumler olusturmaktadir.
Konaklama-Yeme-Icme
Konaklama icin kamp malzemeleri ve temel ihtiyac malzemeleri getirilmelidir. Cumartesi ve pazar gunleri yayladan yiyecek satin alinabilir.

Arsiyan Yaylasi
Kuzeyinde ve batisinda Gurcistan siniri, guneyinde Ilica Koyu, guney dogusunda Pinarli Koyu, Cindagi, dogusunda ise Posof (Kol Koyu) bulunur. Savsat Arsiyan arasinda ki yol duzenli calismaktadir. Arsiyan yaylasi otuyla, suyuyla, baligiyla diger yaylalardan farklidir. Ayrica tuz kayalari komur madeni ve irili ufakli cok cermik vardir.
Yaylalarin buyuk nimeti turfanda meyveleri kekre, mozi, mesgal, jol da bol bulunur. Ayrica gezilerde toplanan guzel kokulu Negolara (sari cennet cicekleri) lezzetli ve faydali corbasi olan pancarinin da ayri bir bollugu vardir.
Arsiyan efsane golleriyle ve eski yerlesimleriyle de unludur. Goller Bolgesinde Postanin Golu diye adlandirilan bir gol vardir.
Hemen yaninda Posta Karakolu diye ifade edilen bir yer vardir. Burada Cumhuriyet ten once askeri amacla bir karakolun bulundugu dilden dile ulasmistir.
Boga Golu Efsanesi
Boga Golu Arsiyan Yaylasi'nda goller bolgesindedir. Coban hayvanlarini gol kenarina dogru getirir. Cok guclu bir bogasi vardir.
Bogurerek dolasmaya baslar. Sesi her tarafa yanki yapar.Suyun icinde olan ve sesi duyan boga da hemen cikip, bogaya dogru gitmeye baslar. Iki boga hem esinir hem de bogurmeye baslarlar. Artik Arsiyan Yaylasi inliyor,her taraf toz duman icinde kaliyor. Zorlu gecen gures sonunda, cobanin bogasi yenilir.
Coban buyuk bir uzuntuyle aksama eve gider. Agasi durumu fark ederek , meseleyi sorar. Fakat onun da cok zoruna gider. Demirden boynuzlar yaptirir. Boga icin de iyi bir hazirlik yaptirdiktan sonra ayni yere gelirler. Bogurmeler karsisinda yine iki boga karsilasir. Sesler iyice artmistir. Bogalardaki kut, kut sesleri kayalarda yanki yapmaktadir. Iyi beslenen bogaya birde demir boynuzlar eklenince su bogasi zorlanir. Her tarafi kan icinde kalir. Careyi kacmakta bulan boga, kanlar icinde golun icine girer. Bogadan kan geldigi icin , golun her tarafi kan olur. Simdi de dikkatli bakildiginda  golde kirmizi bir renk gorulmektedir.
Kiz Golu Efsanesi
Kiz Golu Genciyan Dagi'nin eteginde guzel bir goldur. Bir gun gunesin dogusuyla gole yaklasan coban guzeller guzeli bir kiz gorur. Kiz gol kenarinda ki pikal tasin uzerine cikip saclarini taramaktadir. Coban bir zaman bu guzel kizi sessizce izler. Izlerken de hayal alemine dalar , kendinden gecer. Cobanin garipligini fark eden guzeller guzeli hemen suyun icine dalar. Golde gorunmez olur. Heyecanla gole yaklasan coban kizdan kalan taragi alir. Perisan bir sekilde eve doner. Yemek filan  yiyemez, yorgun bir haldedir. Hergun kiza olan sevgisi iyice artar. Hastalanir yataklara duser. Sonunda bir neney bunun kurtulmasi icin taragin ayni yere birakilmasi gerektigini soyler. Soylenilen yapilir ve coban kurtulur. Efsaneye gore bu goldeki kiz peri kizidir.

Bartin’da, kiyidan ic kesimlere gecildikce gorulmeye deger dogal guzellikler ilgi cekmektedir. Dag-Yayla - Av turizmi acisindan yorenin cazibe merkezi Uluyayla, Ardic ve Arit yaylalaridir. Arit (Zoni) yaylasi, Kure Daglari Milli Parki icinde yer almaktadir.
Uluyayla ve Ardic yaylasinda; dag ve yayla havasini solumak, dag gezileriyle degisik zevkleri tatmak ve mevsimlere gore her turlu kara avciligi yapmak olasidir. Kisaca; dogayla basbasa yasamak bir baskadir yaylalarda.
Uluyayla
Uluyayla’ nin denizden yuksek­ligi ortalama 1000 M olup, Ovacuma (300 M), Goktepe (1416 M) arasinda degisik rakimlarda bulunmaktadir. Bitki ortusunu, igne ve yayvan yaprakli agaclardan olusturur. Ormanlarin arasina sikismis ve ahsap evlerin benekledigi yayla duzlugu (300x3000 M) yesil bir haliyi animsatir. Yaylanin hemen ortasindan gecen ve batiya dogru akan Ova cayi ve Inonu deresi yaylaya ayri bir guzellik verir. Uluyayla; ormani ve yesili, rengarenk cicekleri, pinarlari, magaralari ve yaban hayvanlariyla bir doga harikasidir. Yesilin cesitli tonlari ve daha nice renkler ancak Uluyayla’ da kesfedilir.

Ardic Yaylasi
Ulus ilcesine 30 km. uzaklikta ve Kumluca beldesi sinirlari icindedir. Yaylanin orman alani takriben 10 hektar olup, bitki ortusunu; Ardic agaclari ile az miktarda Koknar, Kayin, diger agac turleri ve yuzlerce alt flora olusturur. Ardic kuslarinin coklugu ile taninan yayla, yaban hayati yonuyle oldukca zengindir. Yerli halka ait yayla evlerinden et ve sut mamulleri temin edilebilir.
Gezen Yaylasi
Ardic bolgesindeki iki yayladan birisi olan Gezen yaylasi, Ardic yaylasina 8 Km uzakliktadir. Ardic yaylasi ile ayni ozelliklere sahip olup, 2 hektar buyuklugundedir.
Toplam 300 civarinda yayla ile Bolu, yaylacilik alaninda onemli bir ilidir. Bolu Yaylalari Dogu Karadeniz'deki orneklerini aratmayacak nitelikte yesil ormanlarla kapli daglar uzerinde, gur akarsularin gectigi, yemyesil verimli duzluklerdir.

Aladag Yaylalari
Bolu'nun guneyindeki dag yamaclari uzerinde, orman alanlari arasinda yer alirlar. Yemyesil duzlukleri ile piknik icin de ideal olan bu yaylalar, cevresinde bulunan Orman Isletme Tesisleri, Aladag Izcilik Kampi ve Goleti ile goz kamastirici guzellikler sergilerler. Kamp imkanlarinin da oldugu baslica yaylalar, Degirmenozu, Sarialan, Golcuk, Ardictepe ve Ustyaka Yaylalaridir.

Sarialan Yaylalari
Bolu’nun 20 km. guneydogusunda Kartalkaya yolu uzerinde, cevresinde 14 yaylanin bulundugu bir yayla grubudur. Burada kamp, piknik ve trekking icin uygun yerler vardir. Saraycik Yaylasi kenarinda bulunan golet yoreye ayri bir guzellik katmaktadir. Koroglu Turizm Alani 2. Gelisim Bolgesi icinde yer almaktadir.

At Yaylasi
Bolu'nun kuzey yakasindaki daglarin arkasinda yer alir. Ozellikle kirazlari ile unlu olan bu yayla etrafinda meyve bahceleri vardir. Burada her yil geleneksel kiraz bayrami senlikleri yapilir.
Avsar Yaylasi
Ilce merkezinin guneybati tarafindaki yaylanin deniz seviyesinden yuksekligi 1550 m.dir. Yaz aylarinda Avsar koyluleri tarafindan kullanilmaktadir. Cok sayida meyva agaci vardir. Mengen Ilce merkezine 27 km. uzakliktadir.
Burnuk Yaylasi
Burnuk Koyu Mengen Cayi'nin kuzey istikametine dusmesine ragmen Burnuk yaylasi bu cayin guney tarafinda yer almaktadir iki parca acikliktan olusan yaylalarin alani 60 dekardir.
Civcivler Yaylasi
Kayislar Koyu'nun Civcivler Mahallesi ile Mamatlar Koyu'nun Terziler Koyunun halkinin kullandigi 100 dekarlik bir yayladir. Yaylanin bir kismim PTT tahsisle alarak yansitici kurmustur. Yansiticinin kulesine cikilip bakildiginda Mengen, Bolu ve E-5 Karayolu gorunmektedir.
Cukur Yayla
Duzagac Koyu'nun yaylasidir. Bu yayla gunumuzde koylulerin hayvanlarini otlatmak icin yaz aylarinda ciktiklari yaylaladir. Koylulerin yaylada olduklari surelerde hayvancilik yapan koylulerimizden cesitli hayvan urunlerini temin etmek mumkundur.Bu yaylamiz da temiz havasi dogal kaynak suyu île guzel bir piknik yendir.

Elemen Yaylasi
Elemen Koyu ile Koprubasi Koyleri arasinda kalan yaylaladir.
Gol Yaylasi
Nazirlar Koyu'nun Gol Mahallesi'nin yararlandigi kucuk ve sirin bir yayladir. Kucukkuz Yaylasi Kucukkuz Koyu'nun guneyinde Corak Yaylasi'na yakin bir yayladir. Yesilin her tonunun gorulebildigi yayla ibreli ve yaprakli agaclarin cevirdigi bir mesire ve piknik yeridir.
Mamatlar Yaylasi
Ilce merkezine 30 Km., Mamatlara 4 km. mesafededir. Mengen'in en guzel yaylalarindan biridir. 59 dekar alana sahip yayla karisik orman agaclari ile cevrilidir Yayla icinde cok cesitli, sayisiz meyva agaci vardir. Yayladaki bir baska ozellik 800 yasinda oldugu tahmin edilen 2 adet mese agacinin bulunmasidir. Bu anit agaclarinin kalin olaninin capi 2.10 m, dir.

Sirikli Yaylasi
Soguk sulari ile unlu bir yayladir. Kadisusuz Nazirlar Koyleri'nin Duz Koy'un Guneyhisar Mahallesi'nin yaylasidir. Orman Isletmesinin yangin gozetleme kulesi bulunmaktadir.
Sogucak Yaylasi
Mengen Eskipazar sinirinda Cay Koy ve Ilyaslar Koyu'nun yaylasidir. 167 dekar alana sahip yayla cam ve koknar agaclari il cevrili, soguk suyu ile meshurdur.
Topuk Yaylasi
Duzce'den ayrilip Bolu Dagi rampasina tirmanmaya baslayip, Kaynasli'dan Bakacak Mevkii'ne geliniyor. Yolun sag tarafinda Ismail'in Et Lokantasi var. Bu lokantanin kosesinden iceri giren kenarlari findik agaclari ile cevrili asfalt yolu kullanarak virajlari cikmaya basladikca, Bakacak sirtlarindan gorulen manzara oldukca etkileyici bicimde gozler onune seriliyor.
Seyir Tepesi sonrasi yol ikiye ayriliyor. Sola, Dipsiz Gol Koyu'ne ayrilan yol takip ediliyor. Ormancilik, hayvancilik, aricilik ve Bolu Dagi tesislerinde calisanlarin konakladigi koy cam bali, kestane bali ile de aniliyor. Koy icinden gecip once sola sonra Topuk Yaylasi'na dogru saga donuluyor. Yolun iki yani kayin agaclari ile kapli gozleriniz yesile doyuyor.
Orman denizinde Bolu Dagi'nin bati eteklerinde ilerlerken, Bickiyani Koyu tepelerden gorunuyor. Birkac ahsap koy evi goz oksuyor. Toprak yol yoresel bitki ortusu kendini hissettirmeye basliyor.
Nisan, mayis aylarinda ormanda yetisen, bir tur govde ve kok bitkisi olan kaldiriki toplayanlar bahcelerinde odun atesinde koca tencerelerde haslayarak pisiriyorlar. Tursusu kuruluyor, soganla kavruluyor, yumurtalisi yapiliyor ya da sade yeniyor.
Mevsiminde cig olarak Duzce'de pazarda da satiliyor, lezzeti seviliyor, istah aciyor. Mor renkli orman gulleri, cam ormani icinde gozunuzu oksarken havanin temizligi, kokusu fark ediliyor. Nefes aldiginizi bile unutuyorsunuz.   Bu yorelerde 4-5 saatlik uyku kâfi gelir, kendiliginden uyanirsiniz diyorlar.
Yaz ve bahar aylarinda kullanilabilir hafif tozlu yol, aracla ve motosikletle gezi imkâni veriyor. Yorenin yerlileri kisin 2 m. kar olur diye uyariyorlar. Yuksek tepede gece soguk oldugu icin sinek olmaz diye sozlerine arti bir avantaj ekliyorlar.

Kutuklu Yaylasi
Goletin arkasindan gecip orman icine giren yol Kutuklu Yaylasi`na uzaniyor. Bu bolumler biraz daha bozuk olsa da gecilmez degil.
Agac govdelerinde sincaplarin biraz kucugu olan cokelezler goruluyor. Yolun sol tarafi Bolu, sag tarafi Duzce iline ait.Yayla evlerinin bazilarini doktorlar kullaniyor, hafta sonu tatillerinde sifali bitki topluyor, piknik yapiyorlar. Bazilarinda, astim, damar sertligi, seker hastalari yasayip, sifa buluyorlar.
Bunlar arasinda Almanya`dan gelip rahat bir kis gecirmek icin yaz mevsiminde 3 ay kalanlarin sayisi da az degil. Uzun boylu agaclar gokyuzune dek uzaniyor. Sakarca Yaylasi`na dogru yol alirken, ictikce aciktiran, hazim yaptiran pinar sulari sizleri bekliyor.

Sakarca Yaylasi - Yaniklik Koyu
Bir kismi Bolu bir kismi Duzce'ye ait yaylada rakim 1000 m. Dogusunda cam, batisi kayin ormani bulunan yayla araliksiz kekik kapli. Hayvanlar dogal olarak bu ortamda otluyor, kekikler hayvanlarin etine sinip tadini etkiliyor. Yayla temmuz ayinda kekik ve yayla cicegi kokusundan gecilmiyor. Kekigi her yerde kullaniyorlar, yapraklarindan cay demliyor, fasulye ezmesine karistirip adina Agut deyip, yiyorlar. Yayla daha onceleri Bolu'ya bagliymis. Abdurrahmanoglu Ismail Cuburoglu 1932'de yaylaya ilk yerlesen kisi olmus. Yayla koyluleri, yaylaya gelenlerin peynir, sut, yogurt, koy ekmegi ile piknik yapabileceklerini dile getiriyorlar. Tavuk, civciv yetistiremiyoruz, sansar hepsini boguyor diye yakiniyorlar. Yaniklik Mevkii'nde geyiklerin goruldugunu, tepedeki tuzlakta (yabani hayvanlarin tuz ihtiyacini karsilamak icin yaladiklari kayaliklara koyluler tuzlak adini vermis.) tavsanlarin cikip oynadigini, doganin bekcisi oldugunu, avlanmanin yasak oldugunu vurguluyor. Sakarca Yaylasi'ndan ayrilip Karadikmen Yangin Gozetleme Kulesi'ne geliyoruz. Duzce'ye hâkim bir tepede yer alan kule cevresinde kucuk bir havuz ile cesme ve odun masalar var. Bu yukseklige bile piknik icin gelen ailelerin oldugu vurgulaniyor.

Karduz Yaylasi
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ne uygun ozellikte olan Karduz Yaylasi, Duzce ve cevresinin en yuksek tepelerinden birisi olup, kis turizmine ve cim kayagina uygundur. Golyaka ilcesine TEM otoyolu ve D-100 karayolu ile ulasmak mumkundur ve merkeze 30 km. uzakliktadir. Yayladan Duzce Ovasi, Kalici Konutlar (Deprem Evleri) ve Karadeniz rahatlikla gorulebilmektedir. Her yil geleneksel olarak Karduz Yayla senlikleri yapilmaktadir.

Odayeri Yaylasi
Odayeri bolgesi ormanlari icinde olan Odayeri Yaylasi, 1200m. rakimlidir. Abant Golu'ne baglantili ulasimi ile yayla, yerlesim olarak cesitli etkinlikler icin yararlanilabilir. Cevredeki yaylaarin en unlusu olup her yil izcilerin kamp yaptigi ve genclik turizmine acilacak uygun mekanlarin oldugu bir yayladir. Yore halki tarafindan her yil tanitim amacli olarak Odayeri Senlikleri yapilmaktadir. Duzce merkez'e 28 km. uzakliktadir.

Purenli Yaylasi
Sehir merkezine 28 km. uzaklikta olan Efteni Golu ve Guzeldere Selalesi yolundan ulasilabilen Purenli Yaylasi, Doganin coskusunun renk cumbusuyle kaynastigi, Su seslerinin kus sesleriyle karistigi bir yaylalar butunudur. Mudurnu ile sinir olan yayladan Abant'a, Odayeri Yaylasi'na, Samandere Selalesi'ne ve Karduz Yaylas'ina ulasmak mumkundur. Genclik kamplarinin da yapildigi bir mesire yaylasi olan Purenli'de yore halki tarafindan geleneksel yayla senlikleri duzenlenmektedir. Purenli Yayla butununde bulunan Buyuk Balikli Yaylalari dogal guzelliklerin yani sira cim kayagi yapmaya da cok uygundur.

Koca Yayla - Sehir Yayla
Abant'a 7 km. mesafede olan Kocayayla, Duzce Merkez, Samandere Selalesi, Kocayayla Goleti uzerinden Abant'a ulasabilen en kisa mesafedir. Mudurnu ormanlari ile Duzce ormanlari arasinda Tabiat Parki olarak degerlendirilebilecek olacak olan Kocayayla 1200 metre yuksekliktedir. Kocayayla alt yapisi hazirlandigi takdirde, Sportif balikcilik, Gunubirlik piknik, Kampcilik ve kisa donemli de olsa Kayak sporu icin elverisli ozellikler tasimaktadir.
Kumbet Turizm Merkezi
Giresun'a yaklasik 60 km. mesafede bulunan Kumbet Turizm Merkezi, Kumbet Yaylasi basta olmak uzere cevredeki diger bazi yaylalar ile Aymac mevkiinden olusmaktadir.
Yaylaya Giresun - Dereli-Sebinkarahisar yolu uzerinden 2 sekilde ulasmak mumkundur. Dereli'den sonra Gudul-Yucekoy uzerinden gidildiginde 60 km.'lik bir yol uzerinden ulasilir. Ayrica Sebinkarahisar yolundan devam edilerek, Ikisu-Uzundere uzerinden de ulasmak mumkundur. Bu durumda da Yaklasik 84 km. yol kat etmek gerekir.

Yaylada elektrik, su, ve telefon mevcut olup, Ilkokul ve saglik ocagi hizmet vermektedir. Yaylada 10 yatakli belgesiz bir otel bulunmaktadir. Kumbet'te Aymac mesiresi ile Orman Bolge Mudurlugune ait Salon Cayiri orman ici dinlenme tesisleri yorede aktivite cesitliligi yaratmaktadir.

Bektas Turizm Merkezi
Giresun merkezden Evrenkoy, Erimez, Yavuzkemal uzerinden gidildiginde yaklasik 56 km. uzaklikta bulunan Bektas Turizm Merkezi, cevresindeki Kulakkaya yaylasi, Melikli Obasi, Kurttepe Mevkii ve Alcakbel Orman ici piknik alani ile birlikte bir butun teskil eder. Bektas yaylasina yukarida belirtilen guzergahlardan baska 3 degisik sekilde ulasmak mumkundur. Bunlar; Giresun - Dereli - Yavuzkemal, Giresun - Batlama Deresi - Inisdibi, Giresun - Bulancak uzerinden giden yollardir. Bektas yaylasinda elektrik, su, telefon gibi altyapi mevcuttur. Yaylada 80 yatak kapasiteli ve iki yildizli bir otel de hizmet vermektedir.Yaz baslarinda bile yer yer kar gorulen yaylada Kurttepe mevkii kisin kayak yapmaya uygundur. Yaz aylarinda burada cim kayagi yapmak mumkundur.

Sis Dagi Yaylasi
Trabzon ile Giresun il sinirinda bulunan Aladag'in en yuksek tepesi Alimeydan (sis) dagi (2182 m.) uzerinde genis bir alana yayilmis kucuk yaylalar toplulugundan olusmaktadir. Gorele ilcesinden 40 km. mesafede bulunmaktadir. bu dag Ordu il merkezinden de gorulmektedir. Sahile kus bakisi en yakin yayla konumundadir. Su ve elektrigin mevcut oldugu yaylada, Her yil Temmuz ayinin ucuncu Cumartesi gunu Sis Dagi Senlikleri kutlanmaktadir. Bu dag C statusunde Milli Park olarak korunmaya alinmistir.
 

Karagol Yaylasi
Dereli ilcesinin guney batisinda, Giresun- Ordu - Sivas illerinin birlesme noktasina yakin bir konumda 3107 m. Zirveli Karagol daginda bulunur.

Tamzara Yaylasi
Tamzara Mahallesi ve yaylasi Sebinkarahisar'in hemen kuzeyinde bulunur.
Tamdere Yaylasi
Tamdere yaylasi Dereli ilcesi sinirlari icinde, Sebinkarahisar yolu uzerinde yer almaktadir. Giresun'dan 80 km. Sebinkarahisar'dan ise 27 km. uzaklikta bulunan yaylaya asfalt yollar ile ulasilabilir
Kazikbeli Yaylasi
Daha cok bir kir pazari olup, Her carsamba pazari kurulmaktadir. Yayla Gumushane'nin Kurtun ilcesi sinirlari icinde olmasina ragmen, Genelde Giresun'un Tirebolu, Espiye , Gorele, Eynesil, Guce, Dogankent ilcelerinden insanlar, Kazikbeli cevresindeki yaylalara cikmaktadir.
Pazar yeri tam dagin zirvesinde olup, Temmuz ayinda kar gormek mumkundur. Kazikbeli pazarina daha cok gunu birlik eglenmeye gelenler katilmaktadir.
Kazikbeli Yaylasina birkac turlu ulasim mumkundur. Birinci ulasim Tirebolu-Dogankent-Kurtun Uzerinden, Ikinci ulasim Sahilden Guce uzerinden, Ucuncu ulasin ise Alucra ilcesinden.
Anastos Yaylasi
Alucra ilcesinin guneydogusunda yaklasik 10 km. uzaklikta bulunan yaylaya Kamisli Koyu uzerinden ulasilmaktadir. Elektrik ve suyu bulunan yaylada, yaprakli ve igneli agaclardan olusan karma bitki ortusu guzel bir manzaraya sahiptir.
 
Unutulan geleneklerimizden biri de yayla gocleridir. Kulturumuzde koklu bir yere sahip olan yayla gocleri artik cok az yasanir oldu. Gecmiste kulak, yaylak, mezra, oba diye adlandirilan yore isimleri de unutuldu. Ilimiz genelinde pek cok koyumuz yazin yaylaya, kisin koye donerlerdi. Bunun icin yayla kelimesinin turkulerimizde, destanlarimizda buyuk yeri vardir.
Mayis-Haziran aylarinda koylu toplanarak yaylaya goc gununu kararlastirir, bir hafta oncesinden goc hazirliklarina baslanirdi. Goc gununun aksaminda luzumlu olacak kap kacak hazirlanir, denkler tutulur, sabahin erken saatlerinde koyde heyecanli bir hareketlilik baslardi. Atini, katirini yukleyen, hayvanlarini onune katan tutardi yaylanin yolunu. Yaslisindan cocuguna varana kadar herkes bu gunu buyuk bir heyecanla beklerdi. 3-5 km'lik yayla yolculugunda bayramlik elbiselerini giymis, alli pullu genc kizlarin hep bir agizdan soyledikleri turkulere, ozene bezene suslenmis ineklerin, koyunlarin, kuzularin zil sesleri eslik ederdi. Bu, kisin sikici gunlerinden, kurtulan insanimizin doga ile, sevgilisi ile kucaklasmasi idi. Yani ozleme yolculuktu. Simdilerde goclerin sekli de amaci da, yonu de degisiverdi. Artik umuda gocler basladi. Sonunda ayrilik var, huzun var, gariplik var.
Yaylaya varildi mi hayvanlarin selameti, tatsiz olaylarin olmamasi, insanlarin nese ve mutluluk icinde olmasi, kisaca yaylanin bereketli olmasi icin ugur getirecegi inanci ile "Yayla anasi" tarafindan "Yayla bozulur", senlikler baslardi. Bir yandan kuzusunu arayan koyunlarin melemeleri, sevincten boguren bogalar, at kisnemeleri; bir de buna cobanin yanik kaval sesi karisti mi insan kendini baska bir alemde zannederdi.
Sonbahar aylarinda soguklarin bastirmasiyla birlikte koylere donus icin hazirliklar baslar, bu defa bereket dolu yukler hazirlanirdi. Artik ne koyun, ne kuzu sesi kalirdi. O berrak yildizli gecede yayla sessizlige burunurdu. Yapilan yaglar, lorlar, peynirler yuklenir atlara, katirlara, koyun tozlu yollarinda uzun bir konvoy olustururdu. Boylece bir yayla mevsimi daha gecer, koye donulurdu. Ilki 1993 yilinda duzenlenen ve her yil Agustos ayinda tekrarlanan festivalde Gumushane'nin kendine ozgu kusburnu ve pestil urunlerinin tanitilmasi ve ilin ekonomisine canlilik kazandirilmasi yaninda ilin kulturel ve turizm degerlerinin tanitimi amac edinilmistir. Festival suresince halkin eglenmesine ve dinlenmesine katki saglamak amaciyla yerel imkanlarla profesyonel sanatcilar getirtilerek sehir stadyumunda halka ucretsiz konser verilmekte, sehrin cesitli yerlerinde folklor gosterileri sunulmaktadir. Butun bunlarin yaninda program suresince festivale istirak edenlere yine ucretsiz olarak tarihi ve turistik degerlerimiz gezdirilmektedir.

Uluyayla
Safranbolu'nun kuzeyinde yer alan Ulu yayla oldukca gur ormanlarin icinde genis ve yemyesil cayirlarin uzandigi bir alandir. Ahsap malzemeden yapilmis yayla evleri ile ormanlari butunlesmesi ortaya cennet gibi bir mekan cikartmaktadir. Yaylada kamp kurulup doga yuruyusleri yapilmaktadir.

Saricicek Yaylasi
Safranbolu Ilcesinde bulunan yayla 1700 m yukseklikte olup orman dokusu acisindan oldukca zengindir. Burada trekking, atla doga yuruyusu yapilabilir, dag bisikleti ile gezinilir ve kamp cadiri kurulabilir.
Boduroglu Yaylasi
Ovacik ilcesinde bulunan yayla essiz guzelliklere sahip olup her yil senlikler duzenlenmektedir.
Sorkun Yaylasi
Karabuk-Yenice-Eskipazar sinirlari arasinda kalan Sorkun Yaylasi yaklasik 1650 m. yuksekligindedir. Genis bir alana sahip olan bu yaylada doga yuruyusu on plana cikmistir.
Dede Yaylasi
Eskipazar ilcesi, Kulat Koyu sinirlari icinde bulunan yaylada yaklasik 300 yil kadar once yoremize gelen Bahattin Gazi'nin turbesi bulunmaktadir. Her yil Temmuz ayinin son haftasinda Bahattin Gazi'yi anma gunu duzenlenmektedir.
Cambasi Yaylasi
Ordu Ili’nin 61 km. guneyinde bir yayla vardir. Cambasi derler bu yaylaya. Deniz duzeyinden 1850 metre yukseklikte guzel bir mesire yeridir burasi. Carsisi, pazari, piknik yerleri, lokantalari ve otelleri olan; sutu, eti, yagi, peyniri, sebzesi, meyvesi ve tum bunlarin otesinde dogal guzellikleri cok iyi ve bir yaz dinlenmesi icin en ideal kosullari tasir bu yayla.
Ulasim
Ordu'nun 58 Km. guneyinde Kabaduz ilce sinirlarindadir. Kabaduz ilcesine kadar 21 km. yol asfalt, 37 kilometresi toprak yoldur. Turizm sezonunda (l Haziran-30 Eylul) Ordu-Yayla arasi dolmus seferleri yapilmaktadir.
Ozellikler
1.250 m. rakimli yaylada alt yapi hizmetleri kismen tamamlanmistir. Yaylada; bakkal, kir kahvesi, kasap, et lokantasi, seyyar saglik ocagi hizmet vermektedir.
Konaklama-Yeme-Icme
Temel ihtiyac malzemeleri yayladaki lokanta ve bakkallardan karsilanabilir. Konaklama icin otel ve pansiyon bulunmaktadir.
Yesilce ve Topcam Yaylalari
Mesudiye ilcesi Yesilce ve Topcam Beldelerine bagli Beyagac, Kizilagac, Kiyiyurt ve Cukuralan Yaylalarini ve daha bircok obayi kapsamaktadir. Geleneksel Yesilce Kultur ve Yayla Senliklerinin duzenlendigi yaylalar, zengin bitki ortusu, ormanlari ve dereleriyle fevkalade guzel bozulmamis bir dogaya sahiptir.
11.01.1998 tarih ve 23227 sayili Resmi Gazetede yayinlanan 98/10496 sayili Bakanlar Kurulu Karari ile Turizm Merkezi ilan edilmistir.
Persembe Yaylasi
Persembe Yaylasi, Aybasti ilce merkezine 17 km. uzakliktadir. Ilkbaharda karlarin erimeye baslamasiyla hayatin ve canliligin basladigi Persembe Yaylasi'nda mevsimin ilk karinin yagmasina kadar hayat devam eder. Yesil cimlerle kapli olan yaylanin merkezinde sehir turu bir yapilanma vardir. Persembe Yaylasi'nda yerlesim ve yasamanin, Turklerin Anadolu'ya ayak basmalarindan bu yana devam ettigini kabul edebiliriz. Cunku, unlu seyyah Evliya CELEBI, seyahatnamesinde, Persembe Yaylasi'ndan ve Persembe Panayiri'ndan bahsetmektedir. Yine, 1876 Trabzon Salnamesi'nde Persembe Yaylasi ve panayirindan soz edilmektedir.  
Keyfalan Yaylasi
Bu yayla Mesudiye Ilcesi’nin guneyinde, deniz duzeyinden 1200 metre yuksekte, Ilceye 9 km. mesafededir. Etrafi tamamen cam ormanlari ile sarilmistir. Bol soguk sulari ve temiz havasi vardir. Bu yaylayi doktorlar veremli hastalara dinlenme yeri olarak tavsiye ederler.
Ulasim
Ordu'nun guneyindeki Mesudiye ilcesine 114 Km., Mesudiye'den Keyfalan yaylasina 20 km.lik yolla ulasilir. Yaylaya yaz aylarinda dolmus seferleri bulunmaktadir.
Ozellikler
1. 200 m. rakimli yaylada alt yapi hizmetleri kismen tamamlanmistir. 50'ye yakin yayla evi bulunmaktadir.
Konaklama-Yeme-Icme
Orman isletmesinin gunubirlik ve 20 yatakli konaklama tesisinden yararlanilabilir. Yerli halka ait yayla evlerinden et ve sut mamulleri temin edilebilir

Argin Yaylasi
Akkus-Niksar karayolu uzerinde ilce merkezine 3 km. mesafede ve 1597 m yuksekliktedir. Etrafi tamamen gurgen ormanlariyla kaplidir. Argin yaylasi 30/09/1991 tarih ve 20997 sayili Resmi Gazete' de yayinlanan Bakanlar Kurulu Karariyla Turizm Merkezi ilan edilmistir.
Ayder Yaylasi
Ulasim
Rize'nin Camlihemsin ilcesinin 19 km. guney-dogusundadir. Yaylaya yaz kis dolmuslarla gidilebilir.
Ozellikler
350 m. yukseklikteki Ayder yaylasi Karadeniz yaylalarinin en bilinenidir. Her turlu alt yapi hizmeti tamamlanmis olan yayla kasaba gorunumundedir. Zengin flora ve faunasinin yani sira kaplicasi ile unlenmistir.50 C derce sicaklikta kaplica suyu; romatizma, kadin hastaliklari ve mide rahatsizliklarina sifa olmaktadir. Kackar daglarina tirmanis guzergahinda bulunan yayla cevresinde, cengel boynuzlu dag kecisi, vasak, ayi, kurt gibi yaban hayvanlari yasadigi ortamda izlenebilir. Her yil Ayder senlikleri duzenlenmektedir.
Konaklama-yeme-icme
Konaklama icin pek cok otel ve pansiyon ve Lokanta bulunmaktadir. Yil boyunca her turlu ihtiyac, yayladan karsilanabilir.

Amlakit Yaylasi
Rakim 2100 m
Ulasim Camlihemsinden Pokut uzeri yaya gidilirse 40-45 km. Eger, Elevit uzeri,  Trovit yaylasi  asilarak Palovit yaylasina inilince dere ici asagi dogru hareket edilirse 80-85 km de varabilirisiniz. Hareket noktasi pazar ilcesi. Araba ve yaya olarak ulasilabilir. Yaya, Pokut uzeri tercih edilmelidir.
Ozellikler 1 Bakkal, 1 Kahvehane, 1 Pansiyon mevcut.
Ceymakcur Yaylasi
Camlihemsin ilcesi Ayder Yaylasi uzerinden gidilmektedir. Ayder yaylasi bitince Galer'in Duzu'nu gectikten sonra sola ayrilan yoldan devam edilerek ulasilabilir. Bu yaylaya daha cok Hala'lilar (Guroluk Koyu) kullanmaktadirlar. Ceymakcur ile Palakcur birbirine cok yakin iki yayladir. Hemen hemen ayni ozelliklere sahiptirler.
Kavron Yaylasi
Rakim 2700 m
Ulasim Camlihemsin ilcesinin 19 km. guney-dogusunda yer alan Ayder yaylasindan 10 km. toprak yolla Asagi Kavron yaylasina varilir. Ayder'den minibus bulunabilir.Asagi Kavron - Yukari Kavron yaylalari arasi uc kilometredir.
Ozellikler
2300 m. rakimli Yukari Kavron Yaylasi Kackar Dagi zirvesine (3937 m.) yaklasik 8 km. mesafededir. Bu yayla, Kackar Dagina tirmanis yapacak dagcilarin ilk kamp yeridir. Altyapisi bulunmayan yayladaki bakkaldan bazi gida malzemeleri temin edilebilir. Kackar Dagina tirmanista yuk tasimak icin katir kiralanabilir. Konaklama tesisi ve Lokanta yok.
Elevit Yaylasi
Rakim 1800 m
Ulasim Hemsin vadisi uzeri, Cat'tan sol kol uzerinden devam edilerek 40 km . Araba ve yaya olarak ulasilabilir. Palovit, Trovit, Amlakit yaylalarina giden arabalarda burdan gecer. Ve ayni zaman da bu yaylalara gecit verir.
Ozellikler Yaylada yazlari yogun bir yaylacilik var. 3 Bakkal, 1 Kahvehane, 2 Lokanta ve 1 Pansiyon mevcut.
Pokut Yaylasi
Pokut, Camlihemsin'in ustunde, 2100 metre yukseklikte  Hemsin yaylasidir. Palovit ana vadisine bakiyor.. Genis cam ormanlariyla kusatilmis Pokut, doga yuruyusculerin ve fotograf severlerin vaz gecemedikleri bir yerdir. Pokut'un evleri yuz-yuzelli yillik gecmise sahip. Yontma taslardan ocak kismi ve onun uzerindeki ahsap yapisi ve catisiniorten saclari, ile insana guven duygusu veren bu evler 2-3 odasi, mutfagi ve maran denilen yiyecek ambarindan olusuyor. Ozgun mimariye sahip bu evler Pokut'un guzelligine guzellik katiyorlar. Pokut'a komsu olan SAL  sadece 15 dk uzaklikta.
Trovit Yaylasi
Rakim 2350 m
Ulasim Camlihemsin'den 60 km dir.Garmik yaylasina ulasim araba ile burada son bulmaktadir. Cat -Elevit uzeri araba ve yaya olarak ulasilabilir. .Araba ile 3 saat.
Ozellikler Yillar oncesinden misafir konagi yapilmisti fakat simdilerde bu faaliyete rastlanmakta. 1 Bakkal, 1 Kahvehane ve 1 Pansiyon mevcut.
Hazindak Yaylasi
Rakim 1900 m
Ulasim Ayder yaylasi uzerinden gecilerek, Kavron yaylasi istikametindedir.Ayrica buraya, Palovit yaylasindan yaya olarakta asabilrisiniz. Araba ve yaya.Araba ile Ayder yaylasindan. Ve Palovi'e kadar da araba ile gidip oradan yaya gitmeniz de mumkundur.
Ozellikler Konaklama tesisi ve Lokanta yok.
Samistal Yaylasi
Rakim 2450 m
Ulasim Buraya hem Ayder uzerinden ,hem de Palovit yaylasindan varabilirsiniz.
Eger araba ile gidecekseniz Ayder guzergahini kullanmaniz tavsiye edilir. Daha kisa zamanda ulasirsiniz. Ikinci varis rotasi ise;Palovit'e kadar araba ile gittikten sonra yaya olarak yaklasik 2 saat yuruyerekte varmaniz mumkun.Araba ve yaya.Araba ile Ayder'den.Yaya Palovit uzerindne asilarak
Ozellikler
Samistal yaylasinin en buyuk ozelliklerinden biri evlerinin cok eski olmasi ve de evlerin yapiminda kullanilan taslarin sal seklinde ve de buyuk kutle halinde olmasidir. Konaklama tesisi ve Lokanta yok. Bakkal ve kahvehane mevcut.
Sal Yaylasi
Pokut yaylasindan sirt takip edilirse Sal yaylasina varilir. Her iki yayla 15 dakikalik yuruyus mesafesinde birbirine yakindir. Sirttan gecilirken asagilarda Piluncut Kahvesi'nin artik hic gelmeyecek katircilarini bekler gibi durdugu gorulur. Sal yaylasinda k kenarlari evlerle cevrili bir duzluk bulunur.
Evlerin hemen uzerindeki alana cikildiginda ise Altiparmaklar'dan Kemerli ve Buyuk Kackar'a kadar "en yuksekler" gorulebilir. Ayrica gorus acisinin net oldugu havalarda Kafkas Daglari'ni ve Karadeniz'i de izlemek mumkun.Sal yaylasini diger yaylalardan ayiran en onemli ozelligi sadece bir koy tarafindan kullanilmasi.
Camlihemsin'in Cinciva koyu tarafindan kullanilan yayla ozellikle Temmuz basindan itibaren dolmaya baslar. Bazi yaylacilar Ekim'e kadar yaylada kalir.
Palovit Yaylasi
Rakim 2600 m
Ulasim Camlihemsin'den 70 km dir. Araba ile 3 saat. Trevit yaylasindan asilarak gecilir. Aralrinda bir tepe var.Bu yayla 4 kisimdan olusmaktadir. Her kisma ayni koyluler gitmektedir. Cilingir, Ortakoy, Caneva ve de karsi kisimda meleskur yaylasi. Ayni zamanda Vadi uzerinde en buyuk yayla olma ozelligine sahiptir.
Palovit, Samistal, Kavron ,Ayder yaylalarina da gecit vermektedir.
Ozellikler Konaklama tesisi yok. 2 Bakkal ve 3 Kahvehane mevcut.
Nafkar Yaylasi
Rakim 2150 m
Ulasim Camlihemsin'den 50 km dir. Elevit uzeri. Palovit,Trovit'e giden arabalar bu yaylada ki evlerin arasindan gecer. Araba ile 2,5 saat.Yaya olarak 1,5 gun.
Nafkar deresini takip ettiginiz de (2 saat) "Horcon Golu"ne ulasabilirsiniz. Mutlaka gorulmeli
Ozellikler Konaklama tesisi ve Lokanta yok. Kamp alani olarak derenin kenarinda konaklanmasi icin mukemmeldir.

Karunc Yaylasi
Rakim 2100 m
Ulasim Camlihemsin'den 48 km dir. Elevit yaylasi ile Trevit yaylasi arasinda ki Nafkar yaylasinin karsisi. Elevit uzeri araba ve yaya olarak ulasilabilir.  Araba ile 2,5 saat. Yaya 1,5 gun
Ozellikler
Konaklama tesisi ve Lokanta yok.
Garmik Yaylasi
Rakim 2600 m
Ulasim Camlihemsin'den 70-75 km dir. Trovit'ten yukari dere ici. Torvit'e kadar araba ile daha sonra 2,5 saat  yuruyerek varabilirisniz. Bu yaylaya araba yolu yok.
Ozellikler Konaklama tesisi ve Lokanta yok.
Karap Yaylasi
Rakim 2400 m
Ulasim
Kito yaylasindan sonra araba ile 30 dakika Araba ve yayaolarak ulasilabilir.
Ozellikler Konaklama tesisi ve Lokanta yok.
Sicog Yaylasi
Rakim 2600 m
Ulasim Camlihemsin'den 22 km dir. Bu yaylaya araba yolu yoktur.Meydan Koyunden yaya olarak asilarak 5 saatte gidebilirsiniz. (Meydan koyu, Cat yaylasina gelmeden sag taraftadir.)
Ozellikler Burada yaylacilik terk edilmis sayilir. Manzarasi bir cok yaylada bulamayacaginiz yukseklik profiline sahiptir. Icme suyu sikintisi yasanmaktadir.Daha cok avcilarin tercihidir. Konaklama tesisi ve Lokanta yok.
Bas Yayla
Rakim 2470 m
Ulasim Camlihemsin'den 55-60 km dir. Araba ve yaya olarak ulasilabilir.
Ozellikler Hemsin, Kale ile Vercenik arasinda eski bir koydur.Yayla degildir. Fakat Kale yaylasin da oldugu gibi gunumuzde buralar yayla diye anilmaktadir. Konaklama tesisi ve Lokanta  yok.
Avusor Yaylasi
Rakim 2700 m
Ulasim Camlihemsin'e bagli.Araba ve yaya olarak ulasilabilir.
Ozellikler Konaklama tesisi ve Lokanta yok.
Vercenik Yaylasi (Orta yayla)
Rakim 2600 m
Ulasim Camlihemsin'den 60 km dir. Araba ve yaya olarak olarak ulasilabilir.
Kackar'lara Hemsin vadisi uzerinden,Vercenik yaylasindan da tirmanmak mumkundur.Diger noktalar;cat yaylasi ve Kavron yaylasidir.
Ozellikler Konaklama tesisi ve Lokanta yok. Kamp alanlari fazlasiyla mevcut olup cadirinizla kamp yapabileceginiz guvenli bir yayla.
Ambarli Yaylasi
Rakim 2500 M
Ulasim  Camlihemsin 'den Karap yaylasi uzeri ve sonrasi araba ile devam edilebilir.
Ozellikler Ev yok.Konaklama tesisi ve Lokanta yok.

Ladik Yaylasi
1500 metre rakimli yaylanin Ilceye uzakligi 7 km. ve yolu stablize olup, her turlu arac gidebilir. Yayla evleri ve suyu vardir.

Aktas Yaylasi
950 metre rakimli yaylanin ilceye uzakligi 9 km.dir. Yolu asfalt olup, her turlu arac gidebilir. Yayla evleri mevcut olup suyu da vardir. Ayrica yayladan Ladik Golu'nun tamamiyla gorunmesi, cam agaclari ile kapli olusu ve her tarafin kir cicekleri ile suslenmis olmasi ozellikle insana huzur veren temiz yayla havasi nedeniyle Ilce ve yore halkini kendisine cekmekte ve mesire yeri olarak kullanilmakta olup, potansiyel turizm acisindan da gelecek vaad etmektedir.

Kupecik Yaylasi
1600 metre rakimli yaylanin ilceye uzakligi 23 km.dir. Yolun 9 km.lik kismi asfalt kalan kismi stablize ve duzgun ham yol olup, her turlu aracla ulasim imkani vardir. Yayla evleri ve bol miktarda suyu mevcuttur. Bu yaylanin suyunun bobrek taslarini erittigi halk tarafindan soylenmekte olup, halk tarafindan bu tur hastaliklarin tedavisi amaciyla kullanilmaktadir.

Buyukkizoglu Yaylasi
1600 metre rakimli yaylanin ilceye uzakligi 10 km.dir. Yolu ham yol olup arazi araclari gidebilir. Yayla evleri ve suyu vardir.

Cakirgumus Yaylasi
1500 metre rakimli yaylanin ilceye uzakligi 12 km.dir. Yolu ham yol olup, her turlu aracla ulasim mumkun olup, yayla evleri ve suyu bulunmaktadir.

Gurcu Yaylasi
1500 metre rakimli yaylanin ilceye uzakligi 5 km.dir. Yolu stablize olup her turlu arac gidebilir. Yayla evleri ve suyu mevcuttur.
Ayancik - Akgol Yaylasi
Ulasim
Ayancik-Boyabat yolunun 44. kilometresinden saga ayrilan ham toprak yolu takiben 4 km. sonra Akgol'e ulasilir.
Ozellikler
Akgol yaylasi bozulmamis dogasinda bulunan on bin bitki cesidiyle cangal ormanlari, botanik arastirmalar icin tercih sebebidir. Yemisli deresinin agzinin kapatilmasiyla olusturulan yapay golde kirmizi benekli alabalik uretilmektedir.
Konaklama-Yeme-Icme
Kamp yapacaklarin cadir ve temel ihtiyac malzemelerini yanlarinda getirmeleri gerekmektedir.

Guzfindik - Bozarmut Yayla
Ulasim
Yaylalar Gerze - Calbogazi Beldesi'nin 35 km. guneybatisinda bulunan yaylalara ham toprak yolla ulasilmaktadir. Ulasim, Gerze plajlarindan araclarla 45 dakikada surmektedir.
Ozellikler
1. 350 m. rakimli yaylalarda altyapi tesisleri yoktur.
Konaklama-Yeme-Icme
Yaylada yapi bulunmamaktadir. Kamp yapacaklarin cadir ve temel ihtiyac malzemelerini yanlarinda getirmeleri gerekmektedir.
Turkeli Kurugol Yaylasi
Ulasim
Turkeli ilcesinin 12 Km. kuzeybatisindadir. Yolun ilk 10 kilometresi toprak yol, 2 kilometresi patikadir.
Ozellikler
800 m. rakimli yayla Karadeniz'in dogal bir manzara seyir terasi konumundadir. Su ve elektrikten baska altyapi bulunmamaktadir.
Konaklama-Yeme-Icme
Kamp yapacaklarin cadir ve temel ihtiyac malzemelerini yanlarinda getirmeleri gerekmektedir.
 
Camici Yaylasi
Tokat'in Karadeniz'e acilan daglari uzerinde bulunan Camici Yaylasi yazin insanlarin mesire ve tatil yaylasidir.. Her yil Niksar Belediyesi nce Camici Yayla Senlikleri burada duzenlenmektedir. Camici Yaylasinda Turizm Bakanligindan yatirim belgeli tesis yaninda nitelikli apart konaklama yerleri ve lokantalar yaz kis hizmet sunmaktadir.

Topcam Yaylasi
Tokat il merkezine 15. Km. ve 1600 metre yukseklikteki Topcam yaylasi temiz havasi ve gur ormanlari ile olaganustu bir guzellige sahiptir.Yazin yayla evlerinde kalan insanlarin sicak konukseverligi misafirleri memnun etmektedir.

Batmantas Yaylasi
Il merkezine 28 Km uzaklikta ve 1850 Metre yukseklikteki Batmantas yaylasi sik ve gur cam ormanlari tertemiz yayla havasi ve buz gibi sulari ile yayla turizminde hizmet etmeyi beklemektedir.

Akbelen Yaylasi
Tokat il merkezine 29 Km. uzakliktadir. Cevrenin en yuksek yaylasidir (1740 metre). Cim kayagina uygun genis kirsal alani, cam ve kayin agaclarindan olusan muhtesem manzarali ormanlarla cevrilidir.

Dumanli Yaylasi
Il merkezine 70 Km. uzaklikta ve 2578 Metre yukseklikteki Dumanli yaylasinda rengarenk yayla ciceklerinin buyuleyici goruntusu insanin yasam sevincini bir kat daha artirmaktadir. Dumanli yaylasi zinciri cevresinde basta Catak yaylasi olmak uzere 40 dan fazla yayla bulunmaktadir.
            ANKARA TANITIM VE TURİZM   Termal Turizm www.ankara.gov.tr  www.ankarakulturturizm.gov.tr    www.ankara-bel.gov.tr 

Kızılcahamam Kaplıcası: Suyun ısısı; büyük kaplıca kaynağında 47 °C, küçük kaplıca kaynağında 44 °C, Kızılcahamam Maden Suyu kaynağında 19.5 °C, Acısu Kaplıcası kaynağında 34 °C, Şey Hamamı kaynağında 43 °C, Acısu kaynağında 37 °C’dir. Su fiziki ve kimyasal bileşim olarak hipertermal, hipotonik sular sınıfındadır. Tesislerden içme ve banyo kürleri şeklinde yararlanılmaktadır. İçme kürleri karaciğer, safra kesesi, mide ve bağırsak, iç ve dış sökresyon kolenlar ve metabolizma hastalıkları; banyo kürleri kalp, dolaşım bozuklukları, romatizma üzerinde etkilidir. Alan çevresinde konaklama tesisleri mevcuttur.
Kızılcahamam Şey Hamamı Termal Turizm Merkezi : Kızılcahamam-Çerkeş yolu üzerinde Güvem bucağının 2 km. batısındadır. Suyun ısısı 43 °C’dir. Su kimyasal bileşim olarak bikarbonatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksiti ve florürlü bir bileşime sahiptir. Termal tesislerden içme ve banyo kürleri olarak yararlanılmaktadır. Termal suların romatizma, eklem ve kireçlenme, mide ve bağırsak, kan dolaşımı, sinirsel hastalıklar, karaciğer ve safra kesesi, beslenme bozukluğu gibi hastalıklara olumlu etki yaptığı bilinmektedir. Tesis çevresinde konaklama tesisleri bulunmaktadır. www.kizilcahamam.bel.tr
Ayaş İçmesi ve Kaplıcası: Sıcaklık derecesi 51 °C’dir. Üst solunum yolu hastalıklarına ve akciğer hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.  www.ayasicmeceleri.com www.ayas.bel.tr 
Ayaş Karakaya Kaplıcası : Kaplıca suyunun sıcaklık derecesi 31 °C. Kimyasal bileşimi bikarbonat, sodyum, kalsiyum ve karbondioksit içermektedir. İçme olarak da yararlanılmaktadır.
Dutlu-Tahtalı Kaplıca ve İçmeleri : Beypazarı ilçesindedir. Su kaynaklarından kaplıca ve içme olarak yararlanılmaktadır. Su sıcaklığı 31-52 °C’dir. Kaplıca suyu klorürlü, sülfatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Cilt hastalıkları, karaciğer, safra kesesi, pankreas, damar sertliği rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. www.beypazari.gov.tr/   www.beypazari-bld.gov.tr
Çubuk Melikşah Kaplıcası: Ankara'ya 30 km. uzaklıkta Çubuk ilçesindedir. Suyun sıcaklığı 31 °C‘dir. Kaynak suları kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat içermektedir. www.cubuk.gov.tr  www.cubuk.bel.tr http://meliksahhavuzu.com/ 
Haymana Kaplıcası : Ankara'ya 73 km. uzaklıktaki Haymana ilçesindeki kaplıcanın su sıcaklığı 44.5 °C’dir. Suyun bileşimi; bikarbonat, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve karbondioksitten oluşmaktadır. Mide, karaciğer, pankreas, damar sertliği, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. www.haymana.gov.tr  www.haymana.bel.tr

BALIKÇILIK Turizm Amaçlı Su Sporları

Ankara il sınırları dahilinde yapılmakta olan balıkçılık akarsu, göl, baraj gölü ve gölet balıkçılığı olmak üzere 4 grupta toplanabilir.
Akarsu Balıkçılığı: Kızılırmak, Sakarya nehirleri ile bunların kollan ve Kirmir Çayı'nda yapılmaktadır. Bu su rezervuarlarında yaşayan belli başlı balık türleri; pullu sazan, kadife balığı, gümüş balığı, tatlı su kefali, kara ba¬lık, çapak balığı, kerevit, yayın balığı, nadiren yılan balığı, sudak ve turna balığıdır.
Göl Balıkçılığı: Mogan Gölü: Balık türleri; turna balığı, pullu sazan, kadife balığı, yayın balığı, gümüş balığı ve kerevit Eymir Gölü: Balık türleri; turna balığı, pullu sazan, kadife balığı, yayın balığı, gümüş balığı ve kerevit. Kara Göl: Balık türleri; göl alası ve sazan balığı.
Baraj Gölü Balıkçılığı: Sarıyar (Hasan Polatkan) Barajı: Balık türleri; yayın balığı, pullu sazan, gümüş balığı, kadife ba¬lığı, çapak balığı, tatlı su kefali, kerevit ve az miktarda yılan balığı.
Gökçekaya Barajı: Balık türleri; pullu sazan, yayın balığı, tatlı su kefali, gümüş balığı, kadife balığı ve kerevit.
Asartepe Barajı: Balık türleri; aynalı sazan, pulu sazan ve tatlı su kefali
Hirfanlı Barajı: Balık türleri; pullu sazan, yayın balığı, tatlı su kefali, gümüş balığı, kadife balı¬ğı ve kerevit.
Kesikköprü Barajı: Balık türleri; pullu sazan, yayın balığı, tatlı su kefali, gümüş balığı, kadife balığı ve kerevit.
Çubuk I - II Barajı: Balık türleri; aynalı sazan, pullu sazan, tatlı su kefali ve gümüş balığı. Avlanma tamamen yasaktır.
Kurtboğazı Barajı: Balık türleri; aynalı sazan, pullu sazan ve gümüş balığı. Avlanma tamamen yasaktır.
Gölet Balıkçılığı: Üçbaş, Aşağı Karacaören, İğdir, Çeştepe, Karagüney (Kızılcahamam), Kirazdibi (Ayaş), Avşar (Balâ), Kızılca (Çubuk), Güvenç (Yenimahalle) Dikilitaş (Haymana), Danacı (Sulakyurt), Yüzüncüyü (Kızılcahamam), Demirtaş (Kalecik), Hacımusalı (Polatlı), Akçaören (Kızılcahamam), Kösrelik (Çubuk), Karakaya (Polatlı), Çukurören II (Güdül), Çamkoru (Çamlıdere), Kızık (Çubuk), Ilıca (Polatlı) ve Bucuk (Yenikent) Göletleri. Bu göletler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca balıklandırma programı çerçeve¬sinde balıklandırılmaktadır ve avlanma tamamen yasaktır.
Rüzgar Sörfü : Sarıyar Barajı ve Çamlıdere Baraj Gölü rüzgâr sörfü yapmaya elverişlidir.

Gölbaşı Yamaç Paraşütü Eğitim Tesisi Yamaç Paraşütü

Ankara’ya yakınlığı nedeni ile buradaki bütün aktivite ve olanaklardan faydalanmak mümkündür. Ankara’daki üniversitelerin havacılık kulüplerinin yamaç paraşütü eğitimi verdikleri bölgedir. Geniş bir ovaya bakan eğitim tepesi, uygun irtifası ve rüzgarı her yönden karşılaması nedeni ile yamaç paraşütü eğitimleri için çok elverişlidir.
Kuş Gözetleme

Çöl Gölü : Bâlâ ve Haymana ilçesi sınırları içerisindedir. Ankara’nın 7 km. güneyindeki küçük bir kapalı havza içinde yer alan (çalıkdüzü) 1500 ha’lık tuzlu ve sığ bir göldür. Göl küçük derelerle beslenir. Büyük cılıbıt alanda üremektedir. Sakarca, angıt ve çamuran dahil büyük sayıda su kuşu gölde kışlar. Flamingo, dikkuyruk ve uzunbacak genelde üreme sonrası dönemde gölde gözükür. Bölgede üreyen diğer kuşlar arasında yeşilbaş, uzunbacak, kılıçgaga, akçacılıbıt ve kızkuşu vardır.
Mogan Gölü : Gölbaşı ilçesi sınırları içerisindedir. Ankara’nın 20 km. güneyinde bir tatlı su gölüdür. Göl başta Yavrucak Deresi olmak üzere çok sayıda küçük dereyle beslenmektedir. Alan; alaca balıkçıl, macar ördeği, pasbaş patka ve dikkuyruğun üreyen popülasyonları ile önemli kuş alanı statüsü kazanır. Sonbahar sonunda ve ilkbahar öncesinde aralarında macar ördeği, pasbaş patka ve sakarmekenin de bulunduğu çok sayıda su kuşu gözlenir. Alanda üreyen diğer türler arasında, küçük batağan, bahri, kızılboyunlu batağan, kara boyunlu batağan, küçük balaban, boz ördek, yeşilbaş, saz delicesi, sakarmeke ve uzunbacak sayılabilir. Alan aynı zamanda özel çevre koruma bölgesidir.

Kızılcahamam Ormanları (Soğuksu Milli Parkı) : Çamlıdere ve Kızılcahamam ilçelerini kapsar. Çıplak İç Anadolu Platosu’nun kuzey ucunda yer alan ormanlık ve dağlık bir bölgedir. Bölgede milli park dışında kalan alanlarda kısıtlı ormancılık yapılmaktadır. Kara leylek, sakallı akbaba, küçük akbaba, kızıl akbaba, kara akbaba ve küçük kartalın üreyen popülasyonları ile önemli kuş alanı statüsü kazanır.
Kavaklı Dağı : Güdül ve Dörtdivan ilçelerini kapsar. Alandaki kara akbaba üreme sahası, Sakarya Nehri’nin kollarından olan Kirmir Çayı’na akan Savari Deresi’nin oluşturduğu 10 km. uzunluğunda bir vadidir. Alanda kara akbaba üremektedir.
İnözü Vadisi : Beypazarı ilçesi sınırları içerisindedir. Beypazarı’nın kuzeyinde yüksekliği 100 m’ye ulaşan bir vadidir. Kayalıklarda yuva yapan karaleylek, bıyıklı doğan popülasyonu ile önemli kuş alanı statüsü kazanır. Vadide üreyen diğer kuşlar arasında, küçük akbaba ve kuzgun sıralanabilir.
Sarıyar Barajı ( Nallıhan Kuş Cenneti) : Beypazarı, Nallıhan ve Mihalıçcık ilçelerini kapsar. Sarıyar Baraj Gölü’ne akan akarsuların ağızlarındaki sulak alanları ve gölün kuzeyindeki kayacıkları içine alır. Bölgede kuluçkaya yatan önemli türler arasında gece balıkçılı, karaleylek, küçük akbaba, bıyıklı doğan sayılabilir. Göç sırasında ise çok sayıda leylek ve angıt için konaklama noktasıdır. Küçük akbalıkçıl, gri balıkçıl, gece balıkçılı aynı kolonide kuluçkaya yatar. Kara çaylak ve gökdoğan ürer. Bölgede arada sırada gözlemlenen ak kuyruklu kartal büyük olasılıkla yakın çevrede üremektedir.
Beynam Ormanı : Kuluçkaya yatan iki çift şah kartal ile önemli kuş alanları statüsü kazanır.
Nallıhan Kuş Cenneti : Nallıhan Kuş Cenneti ve Çayırhan sulak alanı da kuş gözetlemeye elverişli alanlardır.
Kamp ve Karavan Turizmi

Soğuksu Milli Parkı : Günübirlik 8000 ziyaretçinin gereksinimini karşılayacak donanım (piknik masası, piknik ocağı, çöp bidonu, çeşme, tuvalet ve yağmur sığınakları) bulunmaktadır. Günübirlik dinlenme ve piknik amaçlı kullanımların yanı sıra çadır ve karavanlı kamp yapma olanağı da mevcuttur.
Çubuk-Karagöl Orman İçi Dinlenme Yeri : Günübirlik dinlenme piknik yapma ve çadır kamping gibi kullanımlara açık bir alandır.
Bayındır Barajı : Barajda kamp-karavan alanı olarak düzenlenen 2 ha’lık alandaki tesis binasında duş, çeşme, çamaşır yıkama yeri, WC ve telefon kabini bulunmaktadır. Kamp alanını her yıl ortalama 1000-2000 kişi kullanmaktadır.


Eğriova Yaylası : Çadırlı kamping yapılmaktadır.
Benli Yaylası : Çadırlı kamping açısından Ankara’nın önemli potansiyel alanlarından biridir.
Mağara Turizmi

Bizans Dönemi Mağaraları: Güdül ilçesi, Kirmir Çayı kenarında İnönü mevkiinde bulunmaktadır. Bu tarihi yerüstü mağaralarının Bizanslılar döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Dağın içini oymak suretiyle yapılan bu mağaralarda, merdivenlerle kat kat yukarılara çıkılmaktadır. İç Anadolu'daki Ürgüp-Göreme mağaralarına benzerlik göstermektedir. Aynı zamanda burası, merkezi bir yerdeki kilisesi ile bir köy topluluğunu andırmaktadır. Kirmir Çayı’nın zamanla altını oyduğu dağın parçalanmasıyla yukarı katlara çıkan merdivenlerin bazıları, açıkta kalmış tarihi bir görünüm arz etmektedir.
Tuluntaş Mağarası : Ankara'ya 15 km. uzaklıkta Gölbaşı ilçesindedir. İncek, Hacılar ve Tuluntaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe mevkiinde bulunmaktadır. Uzunluğu 5 km., genişliği 1-1.5 km., yüksekliği 30-40 m. olan büyük bir kireç taşı bloğunun içinde, kimyasal erimeler sonucunda oluşan mağarada görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır.
Dağ ve Doğa Yürüyüşü

Kirmir Çayı Vadisi : Vadi, Güdül’ün doğu ve batısında toplam 30 km’lik bir doğa yürüyüşü parkuru oluşturmaktadır.
Pazar Çayı Vadisi : Gerek jeolojik oluşumu, gerekse bitki örtüsü bakımından zengin değerlere sahip olup vadi doğa yürüyüşlerine elverişlidir.
İlhan Çayı Ağan Vadisi : Zengin bitki örtüsü ve peyzaj özellikleri 22 km’lik gezi parkuru çevresinde güzel bir doğa oluşturmaktadır.
Çubuk Çayı Vadisi : Dar bir vadi olup, yer yer boğaz biçimindeki oluşumları ve zengin bitki dokusuyla kısa doğa yürüyüşleri için uygundur.
İnönü Vadisi : İki tarafı dik kayalık ve balık sırtı gibi yükselen vadi tabanında, çok dar bir alanda, zengin bitki örtüsü ve meyve bahçeleri içinde bağ evi niteliğinde kırsal yerleşme bulunmaktadır. Aynı zamanda tarihi kaynak niteliğinde olan İnönü Vadisi, doğa yürüyüşleri için elverişlidir.
Mogan ve Eymir Gölleri : Su unsuru, görsel nitelikler, bitki örtüsü ve yaban hayatı varlığıyla doğa yürüyüşü için elverişli alanlardır.
Çubuk Barajı : Baraj gölü ve çevresi doğa yürüyüşüne elverişlidir.
Eğriova Yaylası : Çok zengin çam ormanlarıyla kaplı olan ve Ankara’nın en güzel yaylalarından biri olan Eğriova Yaylası, doğa yürüyüşü yapmaya çok elverişlidir.
Benli Yaylası : Çok zengin çam ormanlarıyla kaplı olan Benli Yaylası dağ-doğa yürüyüşü yapmaya çok elverişlidir.
Soğuksu Milli Parkı : Kızılcahamam’ı çevreleyen ormanların flora yönünden step ile orman zonu arasında bir geçit teşkil etmesi nedeniyle ekolojik ve biyolojik çeşitlilik bakımından ayrı bir özellik taşıyan Soğuksu Milli Parkı doğa yürüyüşü yapmaya çok elverişlidir.
Atlı Doğa Yürüyüşü : Kızılcahamam-Karacaören köyünde atlı doğa yürüyüşü yapılmakta olup Karaşar-Eğriova Yaylaları ve Çamlıdere-Benli yaylaları da potansiyel taşımaktadır.
Yayla Turizmi

Ankara yaylalarında sürekli veya geçici olarak hayvancılık amacı ile kullanılan küçük yerleşmeler bulunmaktadır. Bitki örtüsü, su kaynakları, iklim değerleri değerlendirildiğinde ilin kuzey kesiminde Beypazarı, Güdül, Çamlıdere, Kızılcahamam ve Nallıhan ilçelerindeki yaylalar turizm potansiyeline sahip olup, doğa yürüyüşleri, kamping, günübirlik dinlenme ve su kaynaklarının olduğu yerlerde sportif olta balıkçılığı gibi çeşitli rekreasyon faaliyetlerine de olanak sağlamaktadır.
Karaşar-Eğriova Yaylaları (Belenova, Kuyucak, Sarıalan, Çukurören Yaylaları) : Beypazarı’nın kuzeyinde, ilçeye 55 km., Karaşar beldesine 20 km. uzaklıktadır. Belenova, Kuyucak, Sarıalan, Çukurören ve Eğriova yaylalarını kapsayan Eğriova Yaylası 650 ha’dır. Yayla turizmi, doğa yürüyüşleri, çadırlı kamping ve günübirlik dinlenme gibi rekreasyon faaliyetleri için Ankara’nın en elverişli ve güzel yaylalarından biridir. Alabalık ve çay balığı türlerinin bulunduğu gölet, sportif balıkçılık için olanak yaratmaktadır.
Çamlıdere-Benli Yaylaları (Yılanlı, Osmansin, Peçenek, Çukurören Yaylaları): Çamlıdere ilçesinin doğusunda, ilçeye 40 km. uzaklıktadır. Yaylanın etrafı zengin çam ormanları tabanı ise çayırlarla kaplıdır. Yayla evleri genellikle ahşaptır. Yayla turizmi, doğa yürüyüşü ve çadırlı kamp kurmaya elverişlidir.
Güdül-Sorgun Yaylası: Güdül ilçesinin kuzeyinde, ilçeye 23 km. uzaklıktadır. Sorgun Köyü halkının yaz aylarında hayvan otlatmak amacıyla çıktığı yaylada, 1976 yılında yapılan bir de gölet bulunmaktadır. Etrafı zengin çam ormanlarıyla kaplıdır. Güdül ilçesinin en güzel yaylası olan Sorgun Yaylası, dağ ve doğa yürüyüşü, çadırlı kamping, günübirlik dinlenme ve sportif balıkçılık gibi çok amaçlı turizm potansiyeline sahiptir.
Nallıhan-Andız Yaylası : Nallıhan ilçesine 30 km. uzaklıktadır. Köylülerin hayvan otlatmak için kullandıkları yaylada altyapı yoktur. Orman idaresi tarafından yapılmış bir çeşme mevcuttur. Etrafı karaçam ormanlarıyla kaplı olan yayla, dağ ve doğa yürüyüşü ve çadırlı kamping için oldukça elverişlidir.
Kızılcahamam-Ulucak Yaylası : Kızılcahamam ilçesinin doğusunda, ilçeye 40 km. uzaklıktadır. Yayla, Haziran-Eylül aylarında hayvan otlatmak amacıyla kullanılmaktadır. Altyapı yoktur. Yayla turizmine ve dağ ve doğa yürüyüşlerine uygundur.
Kızılcahamam-Başköy Yaylası : Kızılcahamam ilçesine 45 km. uzaklıktadır. Çevresi çam ormanlarıyla kaplı olan yayla haziran-ekim aylarında hayvan otlatmak amacıyla kullanılmakta olup dağ ve doğa yürüyüşlerine elverişlidir.
Kızılcahamam-Salın (Maden) Yaylası : Kızılcahamam’a 35 km. uzaklıktadır. Yaylanın çevresi çam ormanlarıyla kaplıdır. Yaylada hiçbir altyapı yoktur. Ancak su kaynakları boldur ve su çeşmelerden sağlanmaktadır. Salın Yaylası yayla turizmi ve dağ ve doğa yürüyüşü için elverişli olup, çadırlı kamping için uygun alanlar vardır.
Bisiklet Turizmi : Kirmir Çayı Vadisi, Ankara Çayı Vadisi, Eğriova ve Benli Yaylaları, Karagöl, Mogan ve Eymir Gölü çevresi bisiklet turları yapmaya elverişli alanlardır.

Elmadağ Kayak Merkezi Kış Turizmi

Elmadağ Kayak Merkezi Ankara sınırları içinde, Elmadağ'ın kuzey yamaçlarında yer almaktadır. Kent merkezine yakınlığı avantajıdır. Ankara'ya 18 km. uzaklıktadır. Şehir merkezinden kayak tesislerine ulaşım üniversite araçları ve özel araçlarla mümkündür. Kayak merkezi Elmadağ'ın kuzey yamaçlarında, 1500-1850 m. yükseklikler arasında bulunmaktadır. Pistler ağaçsızdır ve alpin çayırlarla kaplıdır.
Karasal iklimin hüküm sürdüğü merkezde kayak sezonu ocak-mart arasında olup, kar kalınlığı 30-60 cm’dir. Alanda kayak evi ile bir otel ve iki restoran bulunmaktadır. Hava Kuvvetleri’ne ait teleski tesisi, kar üstü aracı ve kafeterya hizmet vermektedir. 548 m. uzunluğunda, saatte 720 kişi kapasiteli bir adet teleski bulunmaktadır. Pist kolay ve orta zorluk derecelerindedir.

Müzeler ve Ören Yerleri
Anadolu Medeniyetleri Müzesi : Müze, Ankara Kalesi’nin güneydoğu kısmında, Atpazarı olarak bilinen semtte bulunan iki Osmanlı yapısından meydana gelmektedir. İki yapıdan birisi olan Mahmut Paşa Bedesteni’nin, Fatih dönemi baş vezirlerinden tarafından 1464-1471 tarihleri arasında yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Yapının planı klasik tiptedir. Ortada 10 kubbe ile örtülü dikdörtgen planlı kapalı mekân, karşılıklı yerleştirilen üstü beşik tonozlarla örtülü 102 dükkândan meydana gelen bir arasta ile çevrilmektedir. İkinci yapı olan Kurşunlu Han, tahrir defterlerine ve sicil kayıtlarına dayanan son araştırmalara göre Fatih dönemi baş vezirlerinden Mehmet Paşa’nın Üsküdar’daki imaretine vakıf olarak yaptırılmıştır. Kitabesi yoktur. 1946 yılındaki onarımda II. Murat'a ait sikkeler ele geçirilmiştir. Bu buluntular, hanın 15. asrın ilk yarısında var olduğunu kanıtlar niteliktedir. Han, Osmanlı devri hanlarının tipik plan karakterinde olup ortada avlu ve revak sırası ile, bunları çeviren iki katlı odalardan oluşur. Zemin katta 28, birinci kata 30 oda yer alır. Hanın kuzey cephesinde 11, doğu cephesinde 9 ve giriş eyvanı içerisinde karşılıklı yerleştirilen 4 dükkân yer alır. İki yapı da 1881 yılındaki yangından sonra terk edilmiştir. Atatürk’ün telkinleriyle merkezde bir “Eti Müzesi” kurulması isteği üzerine Kültür Müdürü Hamit Zübeyir Koşay tarafından Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan’a yapılan öneri sonunda, Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından satın alınarak 1938 yılından 1968 yılına kadar süren onarımlar sonunda Ankara Arkeoloji Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, Anadolu’nun arkeolojik eserleri Paleolitik Çağ’dan başlayarak, Osmanlı dönemine kadar kronolojik bir sırayla sergilenmektedir. Bedestenin yan salonlarında kronolojik düzen içinde, Paleolitik, Neolitik, Eski Tunç, Assur Ticaret Kolonileri, Hitit, Phyrigia, Urartu dönemlerine ait, Karain, Çatalhöyük, Hacılar, Can Hasan, Beyce Sultan, Alacahöyük, Karaz, Mahmutlar, Eskiyapar, Elmalı, Kültepe, Acemhöyük, Boğazköy, Gordion, Pazarlı, Altıntepe, Adilcevaz, Patnoz kazılarından gelme çeşitli koleksiyonlar ve Yunan, Roma, Bizans dönemlerine ait örnekler; bedestenin orta salonunda, Hitit İmparatorluk (Alacahöyük) ve Geç Hitit (Malatya, Karkamış, Sakçagözü) kentlerinin giriş kapılarına ait taş kabartmalar kazıda bulundukları biçimde sergilenmektedir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde 68 müze arasında birinci seçilerek “Yılın Müzesi” unvanını elde etmiştir.
Etnografya Müzesi : Etnografya, Ankara’nın Namazgâh adıyla anılan semtinde, Müslüman mezarlığı olan tepede kurulmuştur. Müze 18.7.1930 yılında halka açılmış ve 1938 yılının Kasım ayında iç avlusu geçici kabir olarak ayrılmış, Atatürk’ün naaşı, 1953 yılında Anıtkabir’e nakline değin, burada kalmıştır. Bu kısım halen Atatürk’ün anısına hürmeten sembolik bir kabir şeklinde korunmaktadır. Binanın mimarı cumhuriyet döneminin ilk mimarlarından olan Arif Hikmet Koyunoğlu’dur. Bina dikdörtgen planlı olup, tek kubbelidir. Yapının duvarları küfeki taşıyla kaplanmıştır. Alınlık kısmı mermerden ve oyma süslüdür. Dört sütunlu, üçlü bir giriş sistemi vardır. Kapıdan girilince kubbealtı holüne ve buradan da iç avlu denilen sütunlu kısma geçilir. Müzenin önünde duran bronz Atatürk heykeli 1927 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nca İtalyan heykeltıraş P. Cononica’ya yaptırılmıştır. Müzede maden eserler, dokuma giysi, silah ve ağaç işçiliği sergilenmektedir. Geleneksel Türk sanatının nadide örnekleri arasında Anadolu’nun çeşitli yörelerinden derlenmiş halk giysileri, süs eşyaları, ayakkabı, takunya, Sivas yöresi kadın ve erkek çorapları, keseler, oyalar, çevreler, uçkurlar, peşkirler, bohçalar, yatak örtüleri, gelin kıyafetleri, damat tıraş takımları yer almaktadır. Uşak, Gördes, Bergama, Kula, Milas, Ladik, Karaman, Niğde, Kırşehir yörelerine ait dokumalar da bulunmaktadır. Ayrıca müzede Anadolu etnografya ve folkloru, sanat tarihi ile ilgili eserleri içeren bir ihtisas kütüphanesi de bulunmaktadır.
Cumhuriyet Müzesi (II. TBMM Binası) : Ankara Ulus Meydanı’nda bulunan müze Cumhuriyet Halk Fırkası binası olarak tasarlanmış ancak, I. Büyük Millet Meclisi binasının yetersiz olması ve gelişen cumhuriyet Türkiye’si meclisinin ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle binada değişiklik yapılarak II. Türkiye Millet Meclisi olarak kullanılmış, 30 Ekim 1981 yılında da Cumhuriyet Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Bina 1923 yılında Mimar Vedat Tek tarafından tasarlanmıştır. Bodrum üzerine iki katlı olan bu yapının iç bölümleri, iki kat boyunca yükselen ortadaki meclis salonunun üç kenarına dizilmiştir. Girişten sonra enine uzanan iki ucunda merdivenlerin yer aldığı geniş geçit, Selçuklu ve Osmanlı bezeme motiflerinin yer aldığı bir tavanla örtülmüştür. Benzer bir biçimde ele alınmış yerlerden birisi de büyük salondur. Yer yer localarla değerlendirilen bu salonun özellikle yıldız motiflerini içeren ahşap tavanı sonradan düzenlenen taç kapı ve bazı noktalar dışında kemerler, saçaklar, yer yer çinilerin yer aldığı bölümler ile bu dönemin mimari özelliklerini yansıtmaktadır. Özgün eşyaları ile meclis toplantı salonu, Atatürk ilke ve inkılaplarının anlatıldığı odalar ilk üç cumhurbaşkanı Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar dönemlerini yansıtan belgeler, fotoğraflar ile bazı şahsi eşyalar sergilenmektedir. Toplantı salonunda ise Mustafa Kemal Atatürk’ün 15-20 Ekim 1927 tarihinde okuduğu Büyük Nutuk’tan bir bölüm, balmumu heykellerle meclis oturumu canlandırılmıştır.
Kurtuluş Savaşı Müzesi (I. TBMM Binası) : Ankara Ulus Meydanı’nda bulunan I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binası 23 Nisan 1920 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında I. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak kullanılmış, daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Merkezi ve Hukuk Mektebi olarak işlevini sürdürmüştür. 1952 yılında Maarif Vekaleti’ne devredilmiş, 23 Nisan 1961’de “Türkiye Büyük Millet Meclis Müzesi” adıyla halkın ziyaretine açılmış, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. yılı kutlamaları çerçevesinde restorasyon ve teşhir tanzim çalışmaları yapılarak 23 Nisan 1981’de Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak yeniden açılmıştır. Binanın planı Salim Bey tarafından yapılmış, inşasına askeri mimar Hasip Bey nezaret etmiştir. Türk mimari stilinde olan iki katlı binanın duvarlarında Ankara taşı (andezit) kullanılmıştır. Meclisin, 23 Nisan 1920’de çalışmalarına bu binada başlaması kararlaştırıldığında henüz bitirilmemiş olan bina halkın katkısıyla tamamlanmıştır. Bina; koridor, Riyaset Divanı, Bakanlar Kurulu Odası, Encümen Odası (Komisyon Odası), Dinlenme Odası, Şer’iye Encümeni Odası, İdare odaları, Meclis Toplantı Salonu, Mescit, Reis Odası (Meclis Başkanı Odası), fotoğrafhane, eser depoları ve sergi salonu olarak kullanılan alt katın yer aldığı bölümlerden oluşmaktadır.
Anıtkabir: Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahat yeri olarak Rasattepe’de (Anıttepe) seçilmiş ve 1 Mart 1941 tarihinde Anıtkabir’in yapımı için Serbest Proje Yarışması düzenlenmiş, yarışma için hükümet tarafından uluslararası alanda tanınmış yerli ve yabancı sanatçılarca ve Bayındırlık Bakanlığı’nca belirlenen yüksek mimarlardan oluşan tarafsız bir jüri oluşturulmuştur. Yarışmaya Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya’dan toplam 47 adet proje katılmıştır. 18 Kasım 1943 tarihinde Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arden’in projelerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 9 Ekim 1944 tarihinde törenle temeli atılan Anıtkabir’in inşası 9 yıllık bir süre içinde dört aşamalı olarak yapılmıştır. Anıtkabir, Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arasında II. Ulusal Mimarlık dönemi olarak adlandırılan dönemin özelliklerini taşımaktadır. Yaklaşık 750.000 m2’lik bir alanı kaplamakta olup Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır
Barış Parkı: Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden ve yabancı ülkelerden getirilen fidanlarla oluşturulmuştur. Bugün parkta 104 ayrı türden yaklaşık 48.500 adet süs ağacı, ağaççık ve süs bitkisi bulunmaktadır.
Anıt Bloku: Üç bölümden oluşmaktadır; Aslanlı Yol Tören Meydanı  Mozole
Tandoğan Kapısı’ndan girildiğinde, Barış Parkı içinden uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki 26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılır. Merdivenin hemen başında karşılıklı olarak İstiklal ve Hürriyet kuleleri yer alır.
Anıtkabir yapı topluluğu içinde, simetrik yerleştirilmiş on adet kule vardır. Bunlar İstiklal Kulesi, Hürriyet Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılap Kulesi, Cumhuriyet Kulesi, Müdafaa-i Hukuk Kulesi’dir. Zafer ve Barış kuleleri arasında II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün mezarı bulunmaktadır.
Anıtkabir Atatürk Müzesi : Anıtkabir Proje Yarışması şartlarına uygun olarak, Misak-ı Milli ve İnkılap kuleleri arasındaki bölüm müze olarak belirlenmiştir. 21 Haziran 1960’ta Anıtkabir Atatürk Müzesi açılmıştır. Burada Atatürk’ün kullandığı eşyalar, kendisine hediye edilen armağanlar ve giysileri teşhir edilmektedir. Müzede ayrıca Atatürk’ün madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin, ve Sabiha Gökçen’in müzeye armağan ettikleri Atatürk’e ait eşyalar a sergilenmektedir.
MTA Tabiat Tarihi Müzesi : 1968 yılında Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü tarafından kurulan müze, Eskişehir yolu üzerindeki enstitü binasında bulunmaktadır. Müzede 1935 yılından bugüne kadar yapılan jeolojik çalışmalar sırasında toplanan yer bilimlerinin çeşitli evrelerine ait mineral ve taş örnekleri sergilenmektedir. Üç kattan oluşan müzenin giriş katı tümüyle paleontolojiye ayrılmıştır. Üç bine erişen fosil örnekleri, Maraş filine ait fosil iskeleti monte edilmiş halde sergilenmektedir. 193 milyon yıl önce Ankara civarında yaşamış, 1.5 m. çapında dev ammoniti ve 25 bin yıl önce Anadolu’da yaşamış insana ait ayak izleri sergilenmektedir. Mineraloji ve petrografik’e ayrılmış olan 1. katta, Anadolu’dan toplanan 2650 mineral ve taş örnekleri tanıtılmaktadır. Alt kat diaroma’ların bulunduğu kısımdır. Burada ülkemiz için tipik olan ve gittikçe nesli tükenen hayvanlar yaşam ortamlarında tanıtılmaktadır.
Resim ve Heykel Müzesi : Ankara’da Namazgâh Tepesi’nde Etnografya Müzesi yanında, Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından tasarlanan bina 1927 yılında inşa edilmiştir. Cumhuriyet dönemi Türk mimarisi örneklerindedir. 1980 yılında restore edilerek hizmete giren müzede 19. yüzyıl başından günümüze kadar Türk resim sanatı ve yaklaşık 100 yıllık geçmişi olan Türk plastik sanatının seçkin örnekleri yer almaktadır. Müzede her geçen gün zenginleşen plastik sanatlar kütüphanesinin yanı sıra amatör ve profesyonel sanatçıların çalışabileceği resim, heykel ve seramik atölyeleri vardır. Dış ülkelerle geliştirilen kültürel anlaşmalar çerçevesinde programlanan resim, heykel, seramik, baskı sanatları ve fotoğraf sergileri, periyodik sergiler üç galeride gerçekleştirilmektedir.
Roma Hamamı : Ulus Meydanı’ndan Yıldırımbeyazıt Meydanı’na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Yapılan kazılar sonucunda hamamın iki bölümden oluştuğu anlaşılmıştır. Palaestra dört tarafı revaklarla çevrilmiş, yaklaşık kare planlı büyük bir alandır. Kapalı kısımlar ise palaestra’ya bir bütün olarak bağlıdır ve frigidarium (soğuk kısım), tepidarium (ılık kısım) ve kalidarium (sıcak kısım) olarak adlandırılan üç ana kısımdan oluşmuştur. Ayrıca çeşitli avlular, külhan olarak adlandırılan ocaklar servis kısımları ve su depoları ile yapı anıtsal bir bütün haline getirilmiştir. Ankara’daki Roma Hamamı’nın bugün görülebilen kalıntıları alttaki ısıtma katları ile servis kısımlarıdır. Hamamda yapılan kazılar sonucunda ele geçirilen sikke ve yazıtlar ile Korinth başlıkları gibi mimari buluntulardan yapının İmparator Karakalla döneminde (211-217) inşa edildiği ve Bizanslılar döneminde de onarılarak kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. Son yıllarda kısmen restore edilmiş olan Roma Hamamı’nın palaestrasında bugün Roma devri Ankara’sından toplanmış olan yazıtları kapsayan zengin bir koleksiyon sergilenmektedir.
Gordion ve Gordion Müzesi : İç Anadolu’nun en önemli antik kentlerinden birisi olan Gordion, Ankara’nın 96 km. güneybatısında, Polatlı’nın 21 km. batısında Yassıhöyük köyündedir. Gordion’un ilk olarak M.Ö. 3000 yılının sonlarında (Eski Tunç Çağı) iskân edildiği bilinmektedir. Antik kentin bu çağdan başlayarak Hititler, Phyrigialılar, Persler, Yunanlar ve Romalılara ait olmak üzere çeşitli yerleşme tabakalarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Efsaneye göre Gordion’u M.Ö. 9. yüzyılda başkent yapan kişi Phyrigia Kralı Gordios’tur. Gordion en parlak devrini Kral Midas’ın yönetimi altında geçirmiştir. M.Ö. 695 yılında kent, Kimmerler tarafından yakılıp yıkılarak tahrip edilmiştir. Daha sonra Lydialıların egemenliği altına giren kent, ticari ve askeri bir merkez olarak yeniden inşa edilmiştir. M.Ö. 546 yılında Perslerin, M.Ö. 333 yılında Büyük İskender’in ve M.Ö. 278 yılında Galatların yönetimine giren kent, M.Ö. 189 yılında Roma ordusu tarafından tamamen terk edilmiş olarak bulunmuştur. Gordion, Roma egemenliği altında önemini kaybederek küçük bir yerleşim haline gelmiştir. Yassıhöyük köyünün doğusundaki geniş vadide tümülüsler dağınık bir şekilde bulunmaktadır. Bunlar üstleri yığma toprak tepeciklerle örtülmüş ve ağaçtan yapılmış mezarlardır. Toplam sayısı 80’in üstündedir. Gordion’daki tümülüslerin en büyüğü Kral Midas’a ait olduğu düşünülen büyük tümülüstür. Bu mezar yaklaşık 300 m’lik çapı ve 53 m’lik yüksekliği ile Anadolu’daki ikinci büyük tümülüstür. Mezar odasında bir erkek iskeleti, 9 adet tahta masa ile iki adet tahta paravan, 3 büyük kazan, çeşitli büyüklükte 166 adet bronz kap ve iskeletin baş ucunda 145 adet fibula bulunmuştur. Gordion’daki diğer tümülüslerden en önemlisi P tümülüsü olarak adlandırılan ve M.Ö. 700 yıllarında yapıldığı sanılan yığma mezardır. Yaklaşık 80 m. çapı ve 12 m. yüksekliği olan bu tümülüsün mezar odasının içinde bulunan bir çocuk iskeleti ile ağaçtan yapılmış aslan, at ve geyik gibi oyuncaklar bu tümülüsün bir çocuk mezarı olduğunu ortaya koymuştur. Bu tümülüste ayrıca 40 adet seramik kap bulunmuştur. Gordion’da yapılan kazılarda bulunan eserlerin büyük çoğunluğu Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile Gordion Müzesi’nde korunmaktadır.
Augustus Tapınağı : Eski çağlardan günümüze kalmış yapıların en önemlilerinden birisi olan Augustus Tapınağı Ulus’ta Hacı Bayram Camii’nin bitişiğindedir. Augustus Tapınağı, Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır. Tapınağın duvarlarında, İmparator Augustus tarafından, ölümünden önce vesta rahibelerine teslim edilen dört belgeden, yaşamı boyunca yaptığı işleri anlatan sonuncu belge “Index rerum gestarum” adlı belge Yunanca ve Latince yazılmış olarak yer almaktadır. Tapınak kısa yanlarında 8, uzun yanlarında ise 15 sütunu kapsayan Korinth düzenindeki bir peristasis ile çevrilmiştir. Bu sütunlarla birlikte tapınağın kapısı önünde 4, arkada 2 adet sütun yerleri bulunmaktadır. Yalnız iki yan duvarı ile kenarları işlemeli olan kapı kısmı eski hali ile ayakta durmaktadır. Kapının yüksekliği 8.4 m., genişliği 3.34 m’dir. Bu büyük ve görkemli kapıdan kutsal yapının iç bölümüne ve pronaos denilen üstü kapalı bir geçide gelinir. Augustus’un yaşamını anlatan Latince metin pronaosun iki duvarının iç yüzlerinde yer almaktadır. Yunanca yazıt ise cellanın güneybatıdaki duvarının dış yüzünde bulunmaktadır. Tapınağın öteki ucunda ise anteler arasında Korinth düzeninde iki sütunu bulunan opisthodomos yer alır. Tapınak, 5. yüzyılda Bizans döneminde çeşitli eklemeler yapılarak, pencereler açılarak kilise haline getirilmiştir. Güneydoğu duvarında görülen üç pencere bu dönemden kalmadır. 15. yüzyılın başlarında tapınağın kuzeybatı köşesine bitişik bir şekilde Hacı Bayram Camii inşa edilmiştir.
Julien Sütunu : Ulus’ta, Defterdarlık ve Valilik binası arasındaki küçük meydanda bulunmaktadır. Kare bir kaide üzerinde üst üste kurulmuş daireler şeklindeki tuğlalardan yapılmış olan 15 m. yükseklikteki sütun, Bizans dönemi Korinth başlığı ile sona ermektedir. Sütunun 362 yılında İmparator Julien’in Ankara’yı ziyareti anısına dikilmiş olduğu düşünülmektedir.
Gâvurkale : Ankara’nın 60 km. güneybatısında Haymana yakınında bulunan bir kaya kabartmasıdır. Kabartmada üç tanrı figürü tasvir edilmektedir. Kayalık bir bölgede olan Gâvurkale, Hitit döneminde yüksek ve düz bir alan elde etmek için düzenlenmiştir. Vadiye bakan kayanın yüzüne çok silik olarak görülebilen, oturan bir tanrıça ve karşısında ayakta duran iki tanrı figürü kazınmıştır. Yüzeyin 2 m. aşağısında mezar odası kalıntıları mevcuttur.
Külhöyük : Haymana ilçesi Oyaca Kasabası yakınındadır. Orta büyüklükte höyüklerden olan Külhöyük'te, Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’nün başkanlığında kazı çalışmaları yapılmaktadır. Höyüğün, yaklaşık 8 km. batısında bulunan Hitit kült merkezi Gâvurkale'ye olan yakınlığı buranın önemli bir Hitit yerleşim merkezi olabileceğine işaret etmektedir. Hititlerde önemli bir mimari gelenek olan monümental potern mimarisi, aynı tarzda yapılmış bir gizli sarnıç ve Eski Tunç Çağı’nın başına tarihlenebilecek buluntular elde edilmiştir.
Alagöz Karargâh Müzesi: Alagöz Köyü, Polatlı Anıtkabir Komutanlığı'na bağlıdır. Atatürk'ün Sakarya Savaşı'nı idare ettiği çiftlik evi 10 Kasım 1968 tarihinden beri müze olarak hizmet vermektedir.
Tel: 231 79 75
Hava Müzesi: Etimesgut Pazartesi ve Salı günleri dışında her gün, 09.00-16.30 saatleri arasında ziyarete açık. Müzede, çeşitli maketler, fotoğraflar, belgeler, pilot giysileri ve uçuş ekipmanları sergileniyor.
Tel: 244 85 50-4114
Meteoroloji Müzesi: Cumartesi-Pazar günleri dışında hergün, 10.00-16.00 saatleri arasında ziyarete açık. Kurtuluş Savaşı'nda Genel Kurmay Başkanlığı olarak kullanılan yapıda, meteorolojik aletler sergilenmektedir.
Adres: Sanatoryum Cad. Kalaba
Tel: 302 24 19-22
Milli Mücadelede Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi: Pazar ve Pazartesi dışında hergün, 08.30-17.00 saatleri arasında ziyarete açık. Eski adıyla 'Direksiyon Binası' olarak anılan yapı, 1964 yılında düzenlenerek müzeye dönüştürülmüştür. Müzenin alt katında, demiryolları ile ilgili belgeler, hat açılışlarında kullanılan makaslar, değerli eşyalar, kimlik kartları, bilet ve maketler sergilenmekte; üst katında ise Atatürk'ün konuk kabul odası, çalışma ve yatak odası ile banyosu yer almaktadır.
Adres: TCDD Genel Müdürlüğü Binası, Gar
Tel: 309 05 15/4084
Pembe Köşk Müze Evi : 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve 10 Aralık günlerinde, 10.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Okulların yapacağı ziyaretler için randevu alınması gerekmektedir. İnönü Vakfı tarafından düzenlenerek ziyarete açılan bu eski bağ evini, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü 1924 yılında almıştır. Müzede, İnönü'ye ait çeşitli eşya ve fotoğraflar yer almaktadır.
Adres: Şehit Ersan Cad. No: 14 Çankaya
Tel: 428 18 41 - 427 15 26
Topçu ve Füze Okulu Müzesi: Özel emirle ziyaret edilebiliyor. Üç bölümden oluşan müzede, değişik cins ve çapta toplar, kıyafetler, harp araç ve gereçleri sergilenmektedir.
Adres: Topçu ve Füze Okulu, Polatlı
Tel: 623 44 30/3663
: 1924 yılında 'Ankara Oteli' olarak yapılan bina, 1990 yılındaki restorasyonun ardından sanat galerisi ve demiryolları müzesi olarak hizmete açılmıştır.
Tel: 309 05 15/4094
Çengelhan Rahmi M.Koç Müzesi: Ankara'nın ilk sanayi müzesidir. Müzenin yer almakta olduğu han 1522 yılında yaptırılmıştır.Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı Damat Rüstem Paşa'nın vakfına bağlı olduğu bilinen Çengelhan, Ankara'nın hanlar bölgesinde özgünlüğünü bugüne kadar koruyabilen ender yapılardandır.Han Ankara Kalesinin ana giriş kapısının karşısında, eskiden At pazarı olarak anılan mevkide, bedestenlerin yakınlarına konumlandırılmıştır. Dönemin en büyük dört hanından biri olan Çengelhan, Koç Holding'in kurucusu Vehbi Koç'un iş yaşantısına başladığı yıllarda kullandığı bir dükkana da ev sahipliği yapmıştır. 2003-2005 yılları arasında gerçekleştirilen yenileme çalışmasında han, aslına uygun olarak yeniden yapılandırılmıştır.Müze toplam 32 odada denizcilikten karayolu taşımacılığına, havacılıktan, tıbba kadar pek çok sanayi kolunun geçmişini gözler önüne seren 4000 den fazla obje ile ziyaretçilerini karşılamaktadır. Objeler büyüklükleri açısından ise küçük modellerden, buhar motorlarına ve klasik otomobillere kadar uzanan zengin bir çeşitlilik içerisindedir.
Hafta içi : 10.00 - 17.00 ( Pazartesi Günleri Hariç )
Hafta sonu : ( 1 Ekim - 31 Mart ) 10.00 - 18.00, ( 1 Nisan - 30 Eylül ) 10.00 - 19.00 arası ziyaret edilebilir.
Adres : Necatibey Mh.Depo Sk. No:1 Altındağ,
Tlf : 309 68 00
75. Yıl Cumhuriyet Eğitim Müzesi : Cumartesi-Pazar ve resmi tatil günleri dışında her gün 09.00-17.00 saatleri arasında açık. 1998 yılında hizmete açılan müzede çeşitli araç ve gereçler ile kitap ve fotoğraflar yer almaktadır.
Adres: Strazburg Cad. Lale Sok. No:6 Sıhhiye
Tel: 231 28 99
A.O.Ç. Atatürk Evi Müzesi: Pazartesi, Perşembe ve Cuma günleri dışında 09.00-17.00 saatleri arasında açık. Selanik'te Atatürk'ün doğduğu evin, Atatürk Orman Çiftliği'nde inşa edilen benzeri 10 Kasım 1981'den bu yana hizmet vermektedir.
Adres: Atatürk Orman Çiftliği, Gazi Mah.
Tel: 211 01 70
Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi: Pazartesi dışında hergün 09.00-17.00 saatleri arasında açık. Müzede, Beypazarı ve yöresine ait etnografik eserler ile Bizans, Roma ve Osmanlı dönemlerine tarihlenen eşyalar sergilenmektedir.
Adres: Cumhuriyet Mah. Yenice Sok. No:6 Beypazarı
Tel: 763 01 66
Diğer Müzeler
Şefik Bursalı Müze Evi Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi Atatürk Orman Çiftliği Atatürk Evi ve Müzesi Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi Çankaya Köşk Müzesi Eğitim Derneği Eğitim Müzesi  Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Müzesi  Mehmet Akif Ersoy Müzesi  ODTÜ Müzesi  T.C. Ziraat Bankası Müzesi  TRT Müzesi  100. Yıl Kız Teknik Öğretim Müzesi
 
Diğer Tarihi Yapılar

Ankara Kalesi: Ankara’ya hâkim bir tepenin üzerinde kurulmuş olan ve zaman içinde kentin simgesi haline gelen Ankara Kalesi'nin ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. M.Ö. 2. yüzyılda Galatlar zamanında var olduğu bilinen kale daha sonra Romalılar döneminde onarım görmüştür. İç ve dış kale olmak üzere iki kısımdan oluşan kalenin iç surları büyük bir olasılıkla 7. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilmiştir. Daha sonra Arap saldırıları sırasında çok tahrip olan kale 9. yüzyılda Bizanslılar tarafından yeniden onarılmıştır. Dış surların ne zaman eklendiği kesin olarak saptanamamıştır. Kale 1073'te Selçukluların, 1101'de Haçlıların eline geçmiştir. 1227'de yeniden Selçukluların eline geçen kale bu dönemde ve onu takip eden Osmanlılar döneminde çeşitli onarımlar görmüş, son yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarıyla sağlamlaştırılmıştır.
Geniş bir yer tutan 20 kuleli dış kaleden bugüne çok az şey kalmıştır. Dış kalede kuleler dörtgen şeklinde olup iki kapısı vardır. Bunlar batıdaki Dış Kale Kapısı ve güneydeki Hisar Kapısı’dır. Hisar Kapısı’nın üzerinde İlhanlılara ait 1330 tarihli bir yazıt bulunmaktadır. İç kale yaklaşık bir dikdörtgen şeklinde olup, kısmen Ankara taşı, kısmen de karışık malzemeden yapılmıştır. İç kale yükseklikleri 14-16 m. arasında değişen 42 kuleden oluşmaktadır. Kuleler beşgen şekildedir. İç surların kuzeybatı kısmında Selçuklular dönemine ait bir yazıt bulunmaktadır. Kalenin en yüksek yeri kuzeyde, denizden 978 m. yükseklikteki Akkale’dir. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara’sının 17. yüzyıldan itibaren ayakta kalmış birçok Ankara evi ve Alaaddin Camii bulunmaktadır.
Kalecik Kalesi
: Kalecik Kalesi, Çankırı'ya giden yol üzerinde Ankara'dan 78 km. uzaklıktadır. Bizans devrine tarihlenen kale, modern kasabaya hâkim olan simetrik koni biçimli bir tepenin üzerine kurulmuştur. Güneybatısındaki dağlara bir sırtla bağlanır ve Kızılırmak’a doğru uzanan ovada tek başına yükselmektedir.
Akköprü: Varlık Mahallesi önünde ve Ankara Çayı üzerinde olup, Ankara'nın en eski köprüsüdür. 1222 yılında Selçuklu Hükümdarı I.Alaaddin Keykubat tarafından Ankara Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır. Bugün sağlam bir durumda bulunmakla beraber dar bir köprü oluşu ve bugünkü kullanılan geniş yolun dışında kalışı nedeniyle işlerliğini yitirmiştir. O zamanlarda Batı Anadolu'yu Ankara'ya bağlayan yolun üzerinde idi. Eskiden Ankara'dan askere ve hacca gidenler bu köprünün başında ayrılık ağıtları söylenerek uğurlanırdı. Kesme bazalt tasından yapılmıştır. Yedi adet sivri kemerden meydana gelmiştir. Batı yönünde biri silik iki yazıt yer almaktadır.
Suluhan : Hacı Doğan Mahallesi’nde, Suluhan Sokağı’ndadır. 1685 yılında Şeyhülislam Mehmet Emin Bey tarafından Zincirli Camii’ne vakıf olarak yaptırıldığı sanılmaktadır. İki kısımdan oluşan Suluhan'ın birinci kısmı kareye yakın dikdörtgen planlı, ortası avlulu ve iki katlıdır. Bu bölümde sadece doğu ve güney cephedeki dükkânların pek azı günümüze gelmiş, batı ve kuzey cephelerdeki binalar tamamen yıkılmış, sadece dış duvarları kalmıştır. Kalıntılardan hanın iç avlusunun dört kenarda ayaklar üzerinde sivri kemerli revaklarla çevrilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Revaklar arkasında odalar sıralanmaktadır. Güney uçta yer alan ikinci kısım tek katlıdır ve daha dardır. Tamamı toprak altında kalan ikinci kısmın ahırlar ve depolara ayrıldığı tahmin edilmektedir. Her iki kısımda da duvarlar moloz taştan yapılmıştır. Hanın batı kenarında üç bölümlük küçük bir arasta bulunmakta olup, her bölüm kalın beşik tonozlarla örtülmekte ve yanlarda küçük dükkânlar yer almaktadır.
Çengel Han : Kale altında ve Atpazarı Meydanı Sefa Sokak’ta bulunmaktadır. Kitabesinden 1522 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Zağfiran (Safran) Hanı : Atpazarı’ndadır ve Hacı İbrahim Bin Hacı Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Vakfiyesi 1512 tarihinde düzenlendiği için, bu tarihlerde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Hanın yarısı mülk, yarısı vakfa aittir. İçinde bir mescit yer almaktadır.
Eski Hamam : Eski Hamam, Gazi Lisesi’nin tam karşısında yer almaktadır. Oldukça harap durumda olan hamamın soyunmalığı tamamen yıkılmış olmasına mukabil soğukluk ve sıcaklık, külhan dahil olmak üzere ayakta durmaktadır. Eserin mimari yapısı ve tekniği itibariyle 15. yüzyıla ait olduğu tahmin edilmektedir. Restore edilmektedir.
Karacabey Hamamı : Karacabey Hamamı Talat Paşa Bulvarı üzerinde olup, 1444 tarihinde yapılmıştır. Çifte hamam şeklindeki yapı batı kısmında birbirine bitişik soyunmalıkları, doğu kısmında ise batıdakilere göre daha değişik inşa tarzı gösteren sıcaklık ve halvetleriyle birlikte bütünü kareye yakın büyük bir dikdörtgen meydana getirmektedir.
Roma Hamamı: Ulus-Dışkapı hattında, Çankırı caddesi üzerinde bulunan kalıntılar, Roma İmparatoru Caracalla dönemine tarihlenmektedir. Sağlık tanrısı Asklepion adına yaptırılmıştır.
Güvenlik Anıtı : Kızılay'da Güvenpark içerisindedir. 1935 yılında Ankara taşından yapılmıştır. Türk Ulusunun polis ve jandarmaya bir armağanı olduğundan dolayı Emniyet Anıtı da denilmektedir. Anıtın Kızılay'a bakan yönünde; güveni temsil eden bir sopayı eline alan kuvvetli genç erkek heykelleri yer almıştır. Bu heykellerin altında Atatürk'ün söylediği "Türk, Öğün, Çalış, Güven" sözleri tunç harflerle yazılıdır. Bu yazının sağında Türk Polisinin, solunda Türk Jandarmasının halka olan yardımlarını sembolize eden çeşitli kabartmalar bulunmaktadır. Anıtın Bakanlıklara bakan yönünde ise; Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda ve inkılap hareketlerinde beraber bulunduğu arkadaşları belirtilmektedir. Heykellerin altında anıtın yapılış tarihi olan 1935 yılı romen rakamlarıyla yazılıdır. Sağ tarafta insan zekasını, sol tarafta ise çitçinin tarım çalışmalarını belirten kabartmalar yer almıştır.
Mimar Sinan Anıtı : Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin önündedir. 4.30 m. yüksekliğindeki mermer heykelde Mimar Sinan kendine özgü giysisiyle ayaktacanlandırılmıştır.
Mithat Paşa Anıtı : Ulus'ta Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü binasının yanındaki Mithat Paşa heykeli, 1966 yılında banka tarafından heykeltıraş Prof. Hüseyin Anka'ya yaptırılmıştır, 1863'te Ziraat Bankası’nı kuran Sadrazam Mithat Paşa'nın koltukta oturur biçimdeki heykelinin solunda üç başak ve çark, sağında terazi figürleri vardır.
Ulus Cumhuriyet Anıtı
: Ulus Meydanı'ndaki bu anıt, Kurtuluş Savaşı kahramanlarının anısına 1927 yılında Avusturyalı heykeltıraş Krippel'e yaptırılmıştır. Atatürk'ün atlı heykelinin altındaki yüksek ve üçgen kaide Ankara taşındandır. Kaidenin üzerindeki kabartmalarda Atatürk ve askerlerini Başkumandanlık Meydan Savaşı'nda tasvir eden figürlerden başka, Türk kadınını, Türk askerini ve genç Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeleyen figürler bulunmaktadır.
Zafer Anıtı : Yenişehir'de Atatürk Bulvarı üzerindeki bu anıt, 1927 yılında İtalyan heykeltıraş Pietro Cannonica'ya yaptırılmıştır. Atatürk'ün ayakta ve kılıcına dayanmış halde üniformalı, tunçtan yapılmış bir heykelidir. Tabanında kabartma halinde zafer çelenkleri yer almıştır.
Ankara Kale İçi Evleri : Kale içinde çoğu iki katlı olan Ankara evlerinin alt kat avlusunda uşakların, aşçıların, kâhyaların odaları, kiminde de bir ahır bulunur. Birinci katta ev sahibinin oturduğu odalar vardır. Genellikle evin dışında ve bir yanı açık merdivenden, "sergâh ya da sergâh" denilen sütunlu, dört bir yanı açık, üstü kapalı bir taraçaya çıkılır. Üst kattaki odalar, kimi evlerde bir sofanın, kimilerinde de sergâhın bir yanında yer alır. Konuk, toplantı ve yatak odaları ikinci katta bulunur. Kimi odalarda kadınların toplantıları izleyebilmeleri için kafesler vardır.
Yerler kare biçiminde tuğlalarla döşelidir. Tavanlar çubuklarla kare kafeslere bölünmüştür. Tavan ortasında bol süslemeli göbekler vardır. Cephede çıkıntı oluşturan alçı kabartmalarla süslü mihrap biçiminde ocakların yanlarında küçük gözler bulunur. Bunlara "tembel deliği" denilmektedir. Odalar, sokağa sergâh ve pencerelerle açılır. Kimi evlerde pencerelerin önünde panjur ve kafesler vardır. Süsleme olarak tavanlarda, tavan göbeklerinde, kapılarda ve evlerin öbür bölümlerinde geometrik süslemeler, rumi ve hatai desenlere kadar her türlü süsleme vardır. Günümüzde bazı evler turistik amaçlı olarak kullanılmaktadır.


Beypazarı Evleri : Ankara'nın 100 km. batısında yer alan Beypazarı’nın dik yamaçlar ve vadilere kurulmuş olan eski kesimi, çarşı ve geleneksel konutlardan oluşan karakteristik dokusuyla ve doğal peyzaj özellikleriyle tarihi ve görsel karakteri zengin olan bir yerleşimdir. 100 yıllık geçmişi olan bu evler, Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır.
Konut mimarisi açısından ana tip, cumbalı veya üstünde kuşkana olarak adlandırılan bir çatı katı olan iki veya üç katlı yapılardır. Evlerin temel duvarları taştan, geri kalan kısımları ahşaptan yapılmış ve dıştan sıvanmış olup üstleri çinko kaplı veya kiremitli çatıyla örtülüdür. Dış yapıda, bu ana tipin çeşitlemesi olarak balkon biçiminde çıkma veya kuşkanalar, ahşap kafesli pencereler görülür. İç yapıda zemin katı taşlık ve buna bağlı ahır, samanlık, kiler, hizmetkar bölümü gibi mekânlardan oluşur. Üst katlar asıl yaşama katlarıdır. Dikdörtgen veya kare planlı sofa etrafında odalar dışında mutfak, banyo gibi mekânlar oluşturulmuştur. Bütün mekânların üstü ahşap tavanla örtülüdür.

Ayaş Evleri : Vadi tabanındaki çarşı alanının çevresinde ve kuzeyde vadi yamaçlarında organik bir dokuda yoğunlaşan Ayaş Evleri’nden 37'si, tescil edilmiş ve korunmaya alınmıştır.
Mimari özellikleri açısından Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşıyan tarihi Ayaş Evleri genellikle iki katlıdır. Yarı kâgir, yarı ahşap olan evlerin zemin katında ahır, kiler ve büyük evlerde hizmetkar odası gibi mekânlar bulunur. Asıl yaşama alanı olan üst katlarda sofa etrafına konumlanan iki veya üç odanın yanı sıra mutfak ve tuvalet-banyo gibi servis mekânları bulunmaktadır. Bütün mekânların üstü ahşap tavanla örtülüdür. Dış yapıda, balkon biçiminde çeşitli türde çıkmalar ve ahşap kafesli pencereler görülür.
Güdül Evleri : Ankara'nın kuzeybatısında, kente 89 km. uzaklıkta eski bir yerleşim olan Güdül ilçesinin kent merkezinde bugüne kadar ayakta kalan tarihi evlerin bulunduğu bölge kentsel SİT alanı ilan edilmiştir. Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır.

Camiler
Ağaç Ayak Camii : Kitabesi olmayan caminin 1705 tarihli olduğu tahmin edilmektedir. Minaresi ahşap ve kısadır. Mahfili aşı boyalı nakışlarla, tavana kadar yükselen mihrabı kabartma geometrik motiflerle, ahşap minberi ise geometrik geçmeler ve renkli nakışlarla süslüdür. Tavanı işlemeli ahşap olan caminin çatısı kiremitle örtülüdür. Cami, ahşap minberi ve mihrabı ile Geç Devir Ankara eserleri için tipik bir yapıdır.
Ahi Elvan Camii : Samanpazarı Ahi Arap Mahallesi’nde bulunan ve çok sade bir dış görünüşe sahip olan cami, 1832 yılında Ahi Elvan Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. 1413 yılında onarım gören caminin minaresi ve minberi 1423 yılında yapılmıştır. Dört köşeli bazilikal plana sahip caminin duvarlarının alt bölümü taş, üst bölümü kerpiç, iç konstrüksiyonu ahşaptır. Ahşap tavanı 12 mermer başlıklı ağaç sütun üzerine oturmuştur. Kuzeyde ahşap olarak birinci sütun sırasına kadar uzanan bir alt kat ve ikinci sütun sırasına kadar uzanan bir üst kat mahfili vardır. Beş köşeli motiflerle süslü minberi, Selçuklu üslubu ahşap işçiliğinin güzel bir örneğidir. Caminin kuzeybatısında duvara bitişik olarak yükselen tek şerefeli minarenin kare kaidesi taş, silindirik gövdesi tuğladır.
Ahi Yakup Camii : İsmetpaşa Mahallesi’nde, eğimli bir arazide bulunan cami 1391'de Ahi Yakup tarafından yaptırılmıştır. Camiye doğu cephesinden 11 basamaklı merdivenle çıkılır. Taş temel üzerine kerpiçten yapılmış, kiremit çatılı sade bir yapıdır. 14. yüzyıl Ankara camileri için tipik olan mihrabı ile dikkat çeken cami yenilenerek kısmen karakterini kaybetmiştir.
Alaaddin Camii
: Ankara Kalesi içinde yer alan cami 1178 tarihlidir. 1361 ve 1434 yıllarında onarım görmüştür. Duvarları kesme ve moloz taştan yapılmış, üzeri sıvalı, kiremit çatılı bir yapıdır. Ankara'nın en eski camilerinden biri olan Alaaddin Camii'nin kıble duvarı iç kalenin zindan kapısına bitişiktir. Giriş kapısı üzerinde üç yazıt bulunmaktadır. Kuzeybatı köşesinde tek şerefeli minaresi yükselir. Alaaddin Camii, özellikle 1178 tarihi taşıyan minberi, son cemaatte bulunan antik sütun başlıkları, kapı üzerindeki tamir yazıtları ile önem kazanan bir eserdir. 18. ve 19. yüzyıllarda yenilenen cami tarihi karakterini kaybetmiştir.
Aslanhane (Ahi Şerafettin) Camii : Samanpazan Aslanhane Mahallesi’nde bulunan caminin dış görünüşü çok sadedir. İlk yapılışı 13. yüzyılın başına, tamiri ise 1289-1290'a rastlar. Planı uzunlamasına beş sahınlı bazilikal tiptedir. Roma ve Bizans’ın eski yapılarından toplanan taşlarla yapılmıştır ve bugün üzeri sivri kurşun kaplama çatıyla örtülmüştür. Kıyılan işlemeli üç kapısı kuzey, batı ve doğu yönündedir. Caminin kuzeydoğu duvarına bitişik olan tek şerefeli minare, taş kare kaideli ve silindirik tuğla gövdelidir. 12 pencere ile aydınlanan caminin içinde, altışardan dört sıra olarak dizili 24 çam sütundan on altısı çatıyı, sekizi kadınlar mahfilini taşır. Tavanı ağaç oymalıdır. Tavana kadar yükselen çinilerle süslü mihrabı, Selçuklu dönemi mihraplarının en güzel örneklerinden biridir. Caminin doğusunda bulunan türbe duvarına gömülü antik aslan heykelinden dolayı Aslanhane Camii olarak anılır.
Cenab-ı Ahmet Camii : İç Cebeci Ulucanlar'da bulunan kesme taş duvarlı ve kubbeleri kurşun kaplı olan cami klasik Osmanlı yapılarındandır. 1566 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde Ankara beylerbeyliği yapmış olan Cenab-ı Ahmet Paşa tarafından yaptırılan caminin planı, kare mekân üzerinde tek kubbeli ve son cemaatlidir. Son cemaat yeri dört mermer sütunlu, üç büyük sivri kemerli ve üç kubbelidir. 12'şerden 3 sıra olarak açılan 36 pencerenin çevresi renkli kalem işleriyle süslüdür. Minberi ve mihrabı sade olup, beyaz mermerdendir. 1802, 1887 ve 1940 yıllarında onarım görmüştür.
Hacı Bayram Camii
: Ulus'ta Augustus Tapınağı'nın bitişiğinde yer alan cami, 1427-1428 yıllarında Hacı Bayram Veli tarafından yaptırılmıştır. Doğu duvarı Augustus Tapınağı’na, güney duvarı Hacı Bayram Türbesi’ne dayanır.
Selçuklu mimarisi stilinde inşa edilmiş olan cami Mimar Sinan tarafından onarılmıştır. Uzunlamasına dikdörtgen planlı, taş kaideli, tuğla duvarlı, kiremit çatılı bir yapıdır. Türbenin güneydoğu duvarında yükselen iki şerefeli minaresi kare planlı, taş kaideli ve silindirik tuğla gövdelidir. Alt pencereler dışta sivri kemerli nişlerle kuşatılmıştır. Üst pencereler sivri tuğla kemerlidir. Ahşap mihrabı 17. yüzyıl sonunda ünlü Nakkaş Mustafa tarafından işlenmiş olan cami daha sonra Kütahya çinileri ile süslenmiştir. Sanat değeri yönünden ilgi çekici olan bu cami halen Ankara'nın en önemli camilerinden birisidir.
Karacabey Camii : Hamamönü’nde bulunan cami türbesi, çeşmesi ve çifte hamamıyla birlikte külliye oluşturmaktadır. 15. yüzyılda Karacabey tarafından inşa ettirilen cami eyvanlı plan tipinin Ankara'daki tek örneğini göstermektedir. Beş kubbeyle örtülü olan cami, taş ve tuğla karışımı malzemeden yapılmış olup, minaresi kuzeybatıdadır. Minaresi sırlı tuğla ve çini işçiliği ile önemli bir örnektir. Caminin yanında Karacabey'in türbesi bulunmaktadır.
Çiçekçioğlu Camii
: Alparslan Mahallesi’nde Göztepe Sokağı’nda bulunan Çiçekçioğlu Camii kerpiç duvarlı, ahşap hatıllı, taş kaideli, kiremit çatılı bir yapıdır. Cami tavan sistemi, pencere üstü yazıları, mihrabı ile 17. yüzyıl sonu ve 18. yüzyıl başı Ankara camilerinin güzel bir örneğidir.
Tacettin Camii : Hamamönü Sümer Mahallesi Taçlı Sokak’ta, Karacabey İmareti yakınında bulunan cami, aynı adı taşıyan türbeye bitişik, kesme taş duvarlı, kiremit çatılıdır. Planı uzunlamasına dikdörtgen ve son cemaatlidir. Türbe batısında yer alır. Kuzeybatısında yükselen kare kaideli, silindirik gövdeli minaresi taştandır. 1901-1902’de Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır.
Kocatepe Camii : 16. yüzyıl estetiği ile 20. yüzyıl teknolojisinin bütünleşmesinden oluşan cami, dört minaresiyle Selimiye'yi, merkezi kubbe ve yarım kubbeleriyle Sultanahmet'i andırır. 64x67 m. (4288 m²) ölçüsündeki asıl cami (harem) kısmı, 48.5 m. yüksekliğinde 25.5 m. çapında bir ana kubbe ile örtülüdür. Ana kubbe etrafında dört yarım kubbe yer alır. Bu yarım kubbeler 12 kubbe ile genişletilmiştir. Kubbeler geleneksel tarzda kurşunla kaplanmıştır. Asıl cami kısmına, kündekâri (ahşap geçmeli) tarzda yapılmış bir ana ve dört yan kapıdan girilir. Caminin kuzey kısmında, ana giriş kapısı önünde yer alan ve 2400 m² alanı kaplayan revaklı avluyu, bir mermer şadırvan süsler. Revaklar 14 m. yüksekliğinde 26 kubbe ile örtülüdür. 10 m. yüksekliğindeki mihrap, beyaz mermerden imal edilmiştir. 8.70 m. yüksekliğindeki minber, özel süslemelerle işlenmiş mermerden yapılmıştır.
İç tezyinatta klasik Osmanlı mimarisi örnek alınmış, malzeme olarak; çini, mermer, sarı maden ve özel boyalar kullanılmıştır. Ana kubbe ve aslan göğsü yazıları pirinçten yazılmıştır. Caminin iç süslemeleri arasında ayrı bir yeri olan vitraylar, özel camdan imal edilmiş olup, klasik Osmanlı tarzı ile modern tarz arasında bir geçiş teşkil ederler. Projesi Hüsrev Tayla ve Fatih Uluengin'e aittir.


Sarıkadı (Mimarzade) Camii: Hamamönü Meydan Mahallesi Sarıkadı Sokak No:36'dadır. 18.yy sonlarına aittir. Cami, taş temelli, ahşap hatıllı, kerpiç duvarlı, kiremit çatılı bir yapıdır. Kadınlar mahfilindeki sülüs yazı, mihrabı, tavan sistemi, pencereleri ile 18. yy karakterinde bir yapıdır. Rokoko etkisi, üst pencerelerin alçı şebekesinde ve muezzin mahveli altındaki göbekte görülmektedir.
Zincirli Camii : Ulus’ta Anafartalar Caddesi’nde bulunan cami, taş kaideli, tuğla gövdeli, üzeri kiremit çatılı bir yapıdır. İlk yapılışının 17. yüzyıl ortaları veya sonu olduğu tahmin edilmektedir. Kuzeyde tek kapı ile girilen harem tek sahınlıdır. Cami içinde asılı bir levhadan 1879-1880’de tamir edildiği öğrenilmiştir. Burada “Şeyhülislam Ankaralı Mehmet Emin Efendi’nin mamuresini 1789-1880’de Ankara Valisi Hurşit Paşa tamir ettirdi” denilmektedir. Caminin kasetleme işçiliği ile yapılmış ahşap tavanı, minberi, mihrabı ve cephe düzeni Ankara’nın 17. yüzyıl sonu 18. yüzyıl başı camileri ile birlik göstermektedir.
Ankara’daki Diğer Camiler : Abdulhari Camii  Ağaçoğlu Camii  Balaban Camii  Çeşme Camii  Hacı Musa Camii  Hacı İlyas Camii  Hacı İvaz Camii  Hamidiye Camii  Hatuniye Camii  İki Şerefeli Cami  Leblebicioğlu Camii  Maltepe Camii  Molla Büyük Camii  Şeyh İzzeddin Camii  Yeğen Bey Camii  Yeni Cami  Yeşil Ahi Camii

Korunan Alanlar (Milli Parklar ve Tabiat Parkları) Soğuksu Milli Parkı  Tel: 736 11 15
Konumu ve Önemi: 1959 yılında tesis edilmiş bulunan Soğuksu Milli Parkı, Ankara İli Kızılcahamam İlçesi mülkî hudutları içerisinde 1050 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Ankara'ya 80 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır.
Turistik bakımdan büyük bir önem taşıyan, Kızılcahamamı çevreleyen ormanların flora yönünden step ile orman zonu arasında bir geçit teşkil etmesi sebebiyle biyolojik bakımdan ayrı bir özellik taşımaktadır. Bu sebeple mevcut ormanların korunması ve imarı amacıyla ve Ankara'ya çok yakın bir mesafede bulunmasından dolayı Milli park olarak tefrik edilip değerlendirilmiştir.
Milli Park; Bilimsel ve estetik bakımdan, Milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını ifade ettiğine göre; Soğuksu Milli Parkı'nın ayrılış sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır.
Tabii Özellikleri: Soğuksu Milli Parkı, en yakın köye yedi kilometre uzaklıktadır. Bölge ormanlarının bulunduğu saha volkanik arazi parçasıdır. Bu bakımdan, bu tip arazilere özgü vasıflardan olmak üzere civarında sıcak ve soğuk su kaynakları bulunmakta olup, bunlar kaplıca olarak da değerlendirilmektedir. Soğuksu Milli Parkın'da yükseklik 1000-1800 metre arasında değişmektedir. En yüksek tepesi 1789 metre rakımlı Arhul Tepesidir.
İklim: Soğuksu Milli Parkında yıllık ortalama sıcaklık 11.9°C, en yüksek sıcaklık 35.6°C, ve en düşük sıcaklık ise 14.6°C civarındadır. Ortalama yağış miktarı 350.3 mm., yıl içinde yağmurlu gün sayısı 209, kapalı gün sayısı 81 'dir.
Bitki Örtüsü: Seri ormanları genellikle koru ormanı görünümündedir. Parkta mevcut orman ağaçları sarıçam, karaçam, köknar, meşe olup, bunların ormandaki karışım oranları; Sarıçam %65, Karaçam %24, Köknar %6, Meşe %5'tir.
Milli Park flora yönünden de oldukça zengindir. Çeşitli çayır otları ve çiçekleri mevcut olup, ayrıca yabani çilek, yabani gül, ağaççıklar da vardır. Milli Parkın 800 hektarı ormanlık saha, 250 hektarı içe açıklık sahadır. Açık sahalar sarıçam ve karaçam fidanları ile ağaçlandırılmıştır. Milli Park sahasının 1/3'ü kullanma ve 2/3'ü ise koruma sahası olarak tefrik edilmiştir.
Hayvan Topluluğu: Milli Park sahasında yaban domuzu, ayı, tilki, çakal, sincap ve tavşan gibi hayvanlar ve otuzbeşin üzerinde kuş çeşidi bulunmaktadır.
Sosyal Durum: Soğuksu Milli Parkı'na giriş ücretlidir. Kullanma sahasında; 8000 ziyaretçinin ihtiyacını karşılayacak piknik masası, piknik ocağı, çöp bidonu, çeşmeler, tuvaletler ve yağmur sığmakları mevcut bulunmaktadır. Bu tesislere ayrıca her yıl yenileri ilâve edilmektedir. Yılda ortalama 500.000 kişinin ziyaret ettiği Soğuksu Milli Parkı ziyaretçilerinin çoğunu, ilkbahar ve sonbaharda Ankara'dan hafta sonu geçirmek üzere gelenler teşkil etmektedir.
Milli Park dahilinde bir adet idare binası, bir adet sekiz yataklı misafirhane, iki adet gazino, bir adet memba suyu işletmesi, bir adet büfe, 500 kişilik açık hava tiyatrosu ve 80 yatak kapasiteli her türlü konforu haiz bir turistik otel mevcuttur. Koruma yönünden bir adet polis karakolu vardır.
Ayrıca Milli Park haricinde parka bağlı pırnak, keklik ve çil üretme istasyonu bulunmaktadır. Üretme istasyonunda kınalı keklik, çim keklik, şahin, sülün, bıldırcın ve güvercin bulunmaktadır.
Park içinde 16 kilometrelik çevre yolu mevcut olup, park sahası bu yolla tamamen gezilebilecek durumdadır. Ayrıca piknik alanlarına giden yollar da vardır.
Soğuksu Milli Parkında çadır kurulabileceği gibi, karavanlı kamp yapmak da mümkündür. Park sahasında dağ turizmine meraklı olanlar için de imkan mevcuttur. Parkın her köşesinde manzara çok çeşitli ve günün her saatinde değişik güzelliktedir

ANKARA'NIN DOĞAL SEMBOLLERİ

Ankara Kedisi

Ankara Kedisi dünyanın en sevilen saf kan kedi ırkları arasında yer almaktadır. Nesiller boyu "Ankara" her zaman uzun tüylü kediyi nitelendirmek için kullanılan bir terim olmasına rağmen tek saf kan Ankara, ataları Türkiye'den çıkmış olan Türk Ankarası'dır. Ankara kedisi Türkiye'de üretilmiş doğal ve saf bir kedi ırkıdır. Ankara kedisi ülkesinin ulusal hazinelerinden biri sayılmaktadır. Ankara Kedisi dünyanın dikkatini ilk kez Haçlı Savaşları sırasında çekti. 1620-1625 yıllarında Fabri de Peiresc adındaki bir Fransız bilim adamı ülkesine eski Ankara'dan bir kaç saf beyaz kediyle dönmüştü.
Ürettiği yavrular Fransız soyluları arasında dikkatle dağıtıldı. İlk yavrulardan biri Fransız devlet adamı Cardiani de Richekieu'ya verildi. 18.yy da XV. Louis gibi XVI. Louis veMarie Antoinette de bu asil kedilerin hayranları arasına girdi. Bu dönemde yapılmış pek çok yağlı boya tablo Ankara Kedilerini çeşitli renklerde resmetmektedir. 19.yy'da pek çok Ankara Kedisi Fransa'dan Amerika'ya İhraç edilmiştir.
1962'de birçok Amerikan askeri personeli, Ankara Hayvanat Bahçesi'nde 45 yıllık bir üretim programının ürünü olan Ankara Kedilerini gördüler. Bir kaç çift alınarak Amerika'ya götürerek ırka ilginin yeniden doğmasını sağladılar. Bu ipeksi orta uzunlukta kürkü olan ince uzun yapılı kediler safkan kedi güzelliği ve zevkini çıkaran tüm ülkelerde sevilip ilgiyle üretilmeye devam etmektedir.

Ankara Keçisi

Birçok ülkede mohair diye adlandırılan tiftik, bilindiği gibi bütün dünyaya yurdumuzdan yayılan Ankara Keçisinin ürünüdür. Bu nedenle Tiftik Keçisi, dünya literatüründe Ankara Keçisi (The Angora Goat) olarak tanınır.
Ankara Keçisini 13. yüzyılda Hazer Denizinin doğusundan, Anadoluya Türkler getirmişlerdir. Ankara Keçisi, Orta Anadolu'nun kurak iklim ve toprağı ile iyi bir şekilde bağdaşarak o zamandan beri bu bölgede gelişmiş, Orta Anadolu'ya özgü ve seçkin bir gelir hayvanı olma özelliğini bugüne kadar sürdürmüştür.
1939 yılına kadar sadece Orta Anadolu'da, özellikle Ankara ve çevre İllerde ekonomik bir değer olan Ankara keçisi, buradan değişik tarihlerde dış ülkelere götürülmüş ve gittiği yerlerde esas ismini koru¬muştur. Halen bütün dünyada Ankara Keçisi olarak tanımlanmakta ve bu sayede Ankara'nın dolayısıyla Türkiye'nin ismini tüm dünyaya duyurmuş bulunmaktadır.
Ankara Keçisi Ankara'nın bütün ilçelerinde yetiştirilmekle beraber, en çok ürün alman ilçeler Ayaş, Beypazarı, güdül ve Nallıhan'dır.
Ankara Keçisi'nin yünü olan tiftik, hayvansal kaynaklı elyafın "special kıl elyafı" bölümünde yer almaktadır. Gerek üretimin fazlalığı, gerekse sahip olduğu bazı özelliklere nedeniyle tiftik, bu gurupta incelenen kaşmir, alpaka, deve tüyü, keçi kılı vb. gibi hayvansal elyafın başında yer alır. Bugün dokuma sanayiinde yapağıdan sonra en çok kullanılan ve aranılan bir elyaf olduğu rahatlıkla söylenebilir. Bir tekstil elyafı olmakla birlikte, genelde dokuma sanayiinde saf olarak kullanılmaz. Pamuk, yün, tabii ve akrilik gibi suni elyaflarla değişik oranlarda karıştırılarak kullanılır. En büyük tüketimi tekstil sanayi indedir. Kumaşlarda, lüks battaniyelerde, halıcılıkta, trikotaj endüstrisinde, peruk ve oyuncak sanayiinde ve paraşüt ipi yapımında kullanılmaktadır.
Tiftik Keçisi Anadolu'ya geldiğinden itibaren Ankara ve çevresinde yavaş yavaş sof üretimi görülmektedir. Tiftik Keçisinin tüyleri İşlenerek iplik haline getirilir ve bu İplikten Türk Kumaşları arasında ayrı bir özelliği olan "Ankara Sofu" üretilirdi. Renk çeşitleri, dokunuşlarındaki ustalıklar, desen incelikleri dikkat çekmekteydi. Yerli ve yabancı Tüccarlar tarafından önemli bir pazar oluşturmaktaydı.

Ankara Tavşanı

Dünyada Avustralya'dan Fransa'ya kadar birçok ülkede yetiştirilen ve sayıları milyonlarla ifade edilen Ankara Tavşanı, anayurdundaki birkaç çiftlikte bine yakın bulunuyor.
Ankara Tavşanı tarihi belgelere göre 1723 yılında Anadolu'da tamamen yok olmuştur. Almanya'da yaşayan gurbetçi bir vatandaş tarafından yeniden anayurduna getirilen Ankara Tavşanı kayseri'de bir çiftlikte yetiştirilmeye başlanmıştır. Ankara'da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na ait bir enstitüde de yetiştirilen Ankara Tavşanının sayısı sadece 500-1000 arasındadır. Tesadüfen bulunulan bu ırkı anayurdunda yaygınlaştırma çalışmaları devam etmektedir.
Çok değerli olan Ankara Tavşanı anayurduna kolay uyum sağlamıştır.
Ankara Tavşanı, bir batında 4 ile 14 arasında yavru doğurur. 40 santimetreye kadar ulaşan yünü iki-üç aylıkken kırkılmaya başlar ve her hayvan yılda ortalama 1 kilo yün verir. Hafif ve yüksek ısı tutan, özellikle angora kazak üretimi ve elektromanyetik etkisi nedeniyle romatizma hastalan için üretilen giyeceklerde kullanılan Ankara Tavşanının yünü altın değerindedir.
Ankara Tavşanından elde edilen Angora yünü, koyun yününe göre sekiz kat fazla ısı vermekte ve alerjiye de yol açmamaktadır. Ankara Tavşanının yününden yapılan korse, dizlik, iç çamaşırı, fizik tedavi ve nevraljide kullanılan termal giysilerin, dolaşım bozukluğu ve romatizma başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelmektedir.
Ankara, ayrıca Ankara Çiğdemi, Armudu, Ankara Balı ve Kalecik Karası adıyla bilinen üzümüyle de ünlüdür.
AYAŞ DUT FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Ayaş -Temmuz 
Düzenleyen Kuruluş : Ayaş Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 712 26 00 
Faks : 712 21 20
ANKARA KEÇİSİ FESTİVALİ - GÜDÜL
Tarihi : Nisan - Mayıs
BEYPAZARI HAVUÇ FESTİVALİ
Tarihi : Ekim
SİNCAN LALE VE KÜLTÜR MERKEZİ
Tarihi : Mayıs
HAYMANA ULUSLARARASI KAPLICA FESTİVALİ VE KÜLTÜR ŞENLİKLERİ
Tarihi :
Haziran
HIRKATEPE KÖYÜ GAZİ GÜNDÜZALP'İ  ANMA VE HACET ŞÖLENİ
Tarihi : Haziran
ÇAMLIDERE ALUÇDAĞI FESTİVALİ
Tarihi : Temmuz
GÜDÜL ÜZÜM FESTİVALİ
Tarihi : Ekim
KIZILCAHAMAM SOĞUKSU FESTİVALİ
Tarihi : Ağustos
ÇELTİKÇİ BELEDİYESİ PİRİNÇ FESTİVALİ, KIZILCAHAMAM
Tarihi : Eylül
KARAPÜRÇEK YAĞLI GÜREŞ VE MÜZİK ETKİNLİKLERİ
Tarihi : Eylül
YENİKENT KAVUN FESTİVALİ VE KÜLTÜR ŞENLİKLERİ
Tarihi : Eylül
ELMADAĞ BAYRAM ARACI KÜLTÜR ŞENLİĞİ
Tarihi : Eylül
POLATLI SAKARYA ZAFERİ'Nİ KUTLAMA ŞENLİKLERİ
Tarihi :
Eylül
GÜDÜL KİRAZ FESTİVALİ
Tarihi : Haziran
ŞEREFLİKOÇHİSAR TUZ FESTİVALİ
Tarihi : Ağustos
NALLIHAN TABDUK EMRE'Yİ ANMA TÖRENİ 
Tarihi : Ağustos
KUTLUDÜĞÜN GÖZLEME, AYRAN KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ
Tarihi : Haziran
NEVRUZ ŞÖLENİ
Yeri Ve Tarihi : Keçiören - 21 Mart
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel : (312)361 10 42 
Faks : 361 10 16
TABDUK EMRE'NİN KIZI BACIM SULTANI ANMA TÖRENİ
Tarihi: Eylül'ün 2.Haftası
ULUSLARARASI "ANADOLU GÜNLERİ" KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ
Tarihi : 14-22 Eylül
BEYPAZARI KAPAMA ŞÖLENİ
Tarihi : Eylül
KIZILCAHAMAM ÇELTİKÇİ BELDESİ PİRİNÇ FESTİVALİ
Tarihi : 29 Eylül
KARAPÜRÇEK YAĞLI GÜREŞLERİ
Tarihi : Eylül
ÇAMLIDERE HALK ŞENLİĞİ
Tarihi : Eylül
13 EKİM ANKARA'NIN BAŞKENT OLUŞU
Tarihi : 13 Ekim
KIZILCAHAMAM ÇORAK PANAYIRI
Tarihi : Ekim - Aralık
KAZAN KAVUN PAZARI
Tarihi : Ağustos 3.Haftası
KAZAN TAHSİN ERİŞ CİRİT OYUNLARI
Tarihi : Ağustos 3. Haftası
KIZILCAHAMAM SU FESTİVALİ
Tarihi : Ağustos
ÇUBUK SÜNNET ŞÖLENİ
Tarihi : Ağustos
AŞIKLAR FESTİVALİ
Tarihi : Ağustos
YENİKENT KAVUN FESTİVALİ
Tarihi : Eylül 1.Haftası
GÜDÜL SORGUN YAYLA ŞENLİKLERİ
Tarihi : Haziran
BEYPAZARI KARAŞAR EĞRİOVA YAYLA FESTİVALİ
Tarihi : Haziran
GÜDÜL KAPAMA ŞÖLENİ
Tarihi : Temmuz
TURİZM HAFTASI
Tarihi: 15-22 Nisan
ULUSLARARASI MÜZİK FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi :  Merkez - Nisan - Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Sevda - Cenap And Müzik Vakfı
Tel : (312) 427 08 55 
Faks : 427 31 59
UÇAN SÜPÜRGE KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Merkez 02 - 09 Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Uçan Süpürge
Tel : (312) 427 00 20
Faks :  455 66 51
ULUSLARARASI ANKARA KARİKATÜR FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Merkez - 03 - 07 Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Karikatür Vakfı
Tel : (312) 436 15 16 
Faks : 436 15 16
NALLIHAN HIDRELLEZ ŞENLİKLERİ
Tarihi : Mayıs 1.Haftası
RESİM-MÜZİK-TİYATRO ve KÜLTÜR ŞENLİKLERİ
Tarihi : 28 Mayıs - 12 Haziran
SÖMESTR FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - Şubat 2.Haftası
Düzenleyen Kuruluş :  Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 467 40 82 - 468 21 02
Faks : 467 40 52 
E-Mail Adresi : kultur@cankaya-bld.gov.tr

ÇİZGİ FİLM ŞENLİKLERİ

Yeri Ve Tarihi : Beypazarı - Şubat 2.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Beypazarı Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 762 25 10 (5 Hat)
Faks : 763 13 58
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
Yeri Ve Tarihi : Keçiören - 08 Mart
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 361 10 42
Faks : 361 10 16
7.ULUSLAR ARASI ANKARA ROCK STATION MÜZİK FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Merkez - 25-27 Mart
Düzenleyen Kuruluş : Rock Station Rock Müzik Festivali Organizatörü
Tel : (312) 419 54 50
Faks :

27 MART ULUSLAR ARASI TEK KİŞİLİK OYUNLAR FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - 27 Mart
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel :  (312) 467 40 82 - 468 21 05
Faks : 467 40 52
E-Mail Adresi : kultur@cankaya-bld.gov.tr
GÜVENLİK, OTOMASYON, TELEKOMÜNİKASYON YANGIN, ACİL DURUM, ARAMA-KURTARMA
Yeri Ve Tarihi :
Merkez - 31 Mart-03 Nisan
Düzenleyen Kuruluş : Marmara Tanıtım Fuarcılık
Tel :  (212) 481 04 04
Faks : 481 04 74 
E-Mail Adresi :  www.isaffuari.com
                          marmara@marmarafuar.com.tr
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI
Yeri Ve Tarihi :
Çankaya - 23 Nisan
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 467 40 82 - 468 21 05
Faks : 467 40 52
E-Mail Adresi : kultur@cankaya-bld.gov.tr
29 NİSAN DÜNYA DANS GÜNÜ
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - 29 Nisan
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 467 40 82 - 468 21 05
Faks : 467 40 52
UÇURTMA ŞENLİĞİ
Yeri Ve Tarihi : Beypazarı - Nisan 4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Beypazarı Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 762 25 10 (5 Hat)
Faks : 763 13 58
E-Mail Adresi : belediye@beypazari-bld.gov.tr
HIDRELLEZ ŞENLİĞİ
Yeri Ve Tarihi : Mamak - 08-09 Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Mamak Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 320 20 53
Faks : 550 71 66
SAKATLAR HAFTASI
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - 10 Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 467 40 82 - 468 21 05
Faks : 467 40 52
E-Mail Adresi : kultur@cankaya-bld.gov.tr
ANNELER GÜNÜ
Yeri Ve Tarihi : Keçiören - 13 Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 361 10 42
Faks : 361 10 16

UÇURTMA VE BAHAR ŞENLİĞİ
Yeri Ve Tarihi :
Ayaş - 15 Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Ayaş Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 712 26 00
Faks : 712 2120
E-Mail Adresi : Ayasbelediye@yahoo.com

19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI
Yeri Ve Tarihi : Keçiören - 19 Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 361 10 42
Faks : 361 10 16

19 MAYIS ŞENLİKLERİ
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - 19 Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 467 40 82-468 2105
Faks : 467 40 52

FETİH ŞÖLENİ
Yeri Ve Tarihi : Keçiören - 29 Mayıs
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 361 10 42
Faks : 361 1016

HOŞEBE HIDRELLEZ BAYRAMI
Yeri Ve Tarihi :
Nallıhan - Mayıs 4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Nallıhan Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 785 10 11-785 11 82
Faks : 785 45 60
E-Mail Adresi : belediye@nallihan-bld.gov.tr
ETİMESGUT'UN KURULUş YILDöNÜMÜ KUTLAMALARI
Yeri ve Tarihi : Etimesgut - Haziran I.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Etimesgut Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 244 32 32-33-244 10 00/1530-1531
Faks : 244 46 46
E-Mail Adresi : etimesgut@etimesgut.bel.tr

BEYPAZARI TARİHİ EVLER, EL SANATLARI, HAVUÇ VE GÜVEÇ FESTİVALİ
Yeri ve Tarihi :
Beypazarı - Haziran I.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Beypazarı Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 762 25 10 (5 Hat)
Faks : 763 13 58
E-Mail Adresi : belediye@beypazan-bld.gov.tr

HAYMANA ULUSLARARASI KAPLICA FESTİVALİ VE KÜLTÜR ŞENLİKLERİ
Yeri ve Tarihi : Haymana - Haziran 1-4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Haymana Kaymakamlığı-Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 658 10 09 - 658 10 07
Faks : 658 20 25 - 65818 48

GELENEKSEL ULUSLAR ARASI GOLLER FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi :
Gölbaşı - Haziran 1-4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Gölbaşı Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 484 55 60
Faks : 484 26 96
E-Mail Adresi : Ankara1@Ankaragolbasi.bel.tr

BABALAR GÜNÜ
Yeri Ve Tarihi :
Keçiören - Haziran 3.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 361 10 42
Faks : 361 10 16

AYAŞ DUT, TARİHİ EVLER VE EL SANATLARI FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi :
Ayaş - 25-26 Haziran
Düzenleyen Kuruluş : Ayaş Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 712 26 00
Faks : 712 21 20
E-Mail Adresi : Ayasbelediye@yahoo.com
10.KUTLUDÜĞÜN GÖZLEME AYRAN KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Mamak - 26 Haziran
Düzenleyen Kuruluş : Kutludüğün Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 597 53 53 - 597 50 82
Faks : 597 50 80

HASAT VE KÜLTÜR FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Bala - 26 Haziran
Düzenleyen Kuruluş : Bala Belediye Başkanlığı Balalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği
Tel : (312) 418 82 10 - 876 10 08
Faks : 418 82 12-876 10 19
E-Mail Adresi :ankarabala@bel.tr
BİRLİK VE BERABERLİK YAZ ŞENLİĞİ
Yeri Ve Tarihi : Kalecik - 27 Haziran
Düzenleyen Kuruluş : Kalecikı Belediye Başkanlığı - Kalecik ve Köyleri Kültür ve Day.Yard.Der.Bşk.
Tel : (312) 857 10 36-857 15 15
Faks : 857 10 16
AÇIK PERDELER FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - Haziran 1-4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı                                                              
Tel : (312) 467 40 82-468 2105                                                              
Faks : 467 40 52
E-Mail Adresi : kultur@cankaya-bld.gov.tr
 
EĞRİOVA YAYLA FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Beypazarı - Haziran 4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Karaşar Belediye Başkanlığı - Karaşar Derneği
Tel : (312) 775 11 44
Faks :
SÜNNET ŞÖLENİ
Yeri Ve Tarihi : Keçiören - Haziran 4.Haftası-Temmuz 1.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel :  (312) 361 10 42
Faks : 361 10 16
ATATÜRK GÜNÜ
Yeri Ve Tarihi : Kızılcahamam - 16 Temmuz
Düzenleyen Kuruluş :  Kızılcahamam Kaymakamlığı - Belediye Bşk
Tel : (312) 736 11 02
Faks : 736 00 01
SU FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Kızılcahamam - Ağustos 1-4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Kızılcahamam Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 736 10 30
Faks : 736 30 02
E-Mail Adresi : kizilcahamam@mynet.com
HACI BEKTAŞ-I VELİ ANMA TOPLANTISI
Yeri Ve Tarihi : Keçiören - 18 Ağustos
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 361 10 42
Faks : 361 10 16
ŞAPKA İNKILABI TÖRENLERİ
Yeri Ve Tarihi : Kalecik - 23 Ağustos
Düzenleyen Kuruluş : Kalecik Belediye Başkanlığı - Kalecik ve Köyleri Kültür ve Day.Yard.Der.Bşk.
Tel : (312) 857 10 36 - 857 15 1S
Faks : 857 10 16

DOMATES FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Ayaş - 28 Ağustos
Düzenleyen Kuruluş : Ayaş Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 712 26 00
Faks : 712 21 20
E-Mail Adresi : Ayasbelediye@yahoo.com
ZAFER ŞÖLENİ
Yeri Ve Tarihi : Keçiören - 30 Ağustos
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 361 10 42
Faks : 361 10 16

TABDUK EMRE'Yİ ANMA ETKİNLİKLERİ
Yeri Ve Tarihi : Nallıhan - Ağustos 4. Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Nallıhan Kaymakamlığı
Tel : (312) 785 10 01 - 785 51 07
Faks : 785 20 01

HÜSEYİN GAZİ KÜLTÜR ŞENLİĞİ
Yeri Ve Tarihi : Merkez - Eylül 1 Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Hüseyin Gazi Derneği
Tel : (312) 431 25 30
Faks : 431 25 30
 
BAYRAM ARACI ŞENLİĞİ
Yeri Ve Tarihi : Elmadağ - Eylül 1-4. Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Elmadağ Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 863 06 50
Faks : 863 36 60

13 EYLÜL SAKARYA KUTLAMALARI VE GORDİON ŞENLİKLERİ
Yeri Ve Tarihi : Polatlı - 13-18 Eylül
Düzenleyen Kuruluş : Polatlı Kaymakamlığı - Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 621 35 10 - 621 35 11 - 623 45 45
Faks : 621 35 19 - 623 97 00
E-Mail Adresi : polatli-bld@ttnet.tr

KALECİK KARASI ÜZÜM FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Kalecik - 18-19 Eylül
Düzenleyen Kuruluş : Kalecikı Belediye Başkanlığı - Kalecik Ve Köy. Kültür Ve Day.Yard.Der.Bşk.
Tel : (312) 857 10 36 - 857 15 15
Faks : 857 10 16
YALNIZÇAM SAKARYA GEÇİLMEZ DİRENİŞİ ANITI ANMA TÖRENİ
Yeri Ve Tarihi : Beypazarı - 19 Eylül
Düzenleyen Kuruluş : Yalnızçam Köyü
Tel : (312)
Faks :
29 EKİM CUMHURİYET ŞENLİKLERİ
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - 29 Ekim
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 467 40 82 - 468 21 05
Faks: 467 40 52
E-Mail Adresi : kultur@Cankaya-Bld.gov.Tr
BELGESEL FİLM GÜNLERİ
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - Ekim 1-4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 467 40 82 - 468 21 05
Faks :  467 40 52
ÇORAK ET PANAYIRI
Yeri Ve Tarihi : Kızılcahamam - Kasım 1-4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Kızılcahamam Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 736 10 30
Faks :  736 30 02
E-Mail Adresi : kizilcahamam@mynet.com
ULUSLARARASI ANKARA TİYATRO FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - Kasım 1-4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 419 35 44
Faks :
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Yeri Ve Tarihi : Keçiören - 24 Kasım
Düzenleyen Kuruluş : Keçiören Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 361 10 42
Faks : 361 10 16
ANKARA FİLM FESTİVALİ
Yeri Ve Tarihi : Çankaya - Ekim 1-4.Haftası
Düzenleyen Kuruluş : Çankaya Belediye Başkanlığı
Tel : (312) 467 40 82 - 468 21 05
Faks : 467 40 52
E-Mail Adresi : kultur@cankaya-bld.gov.tr

ENDÜSTRİ FUARI
Yeri Ve Tarihi : Merkez - 29 Eylül-02 Ekim
Düzenleyen Kuruluş : Marmara Tanıtım Fuarcılık
Tel : (212) 481 04 04
Faks : 481 04 74
E-Mail Adresi : www.marmarafuar.com.tr

                    marmara@marmarafuar.com.tr